Biriktiğini kimse fark etmemiş. Fark etmeden biriktirdiklerimiz böyle sonuçlar doğurur işte. Büyür büyür büyür, kontrolsüz bir yığın haline gelir, kapladığı yer göze batar, taşısan kolların yorulur, atsan çöp ağzına kadar dolar, atmasan altında kalırsın, yaşam alanını kaplar, nefesini keser, toz tutar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer bir hatırayı sadece bir kişiyle bile paylaştıysan ikiniz de ölene kadar o hatıra yok olmaz. Ne kadar değişirsen değiş birileri seni hep on yıl önceki halinle hatırlar.
Bir insanın bedeni o insana engel koyuyorsa bunu bir şekilde çözmek gerekir. Her gün, içinde uyandığın bu kutuyu düşün, ruhunu sıkıştırıyor, seninle büyüyor, seninle küçülüyor, her anının seninle paylaşıyor. Dört bir yandan seni sarmalamış, asla içinden çıkamayacağın bir kutu bu. Sahip olduğun her uzvun, her bir parçanla var olmaya çalışıyorsun ve kutuyla sarmalanmışken yapmayı deniyorsun bunu. O kutuyu kim koyuyor? Seni kutunun içine kim sıkıştırıyor?
Bir kitapta okumuştum, bir katille bir bebek uyurken aynı görünür, ikisi de savunmasızdır, ikisine de saldırmak eşit derecede yanlıştır, insanlar uyurken yarı ölüdür ve her ne kadar kötü de olsalar yarı ölü, savunmasız birine saldırmak kuraldışıdır.
Güçlü olmayan, sökülmüş, incecik bir bağın varlığı, kalın, güçlü ve sağlam bir bağdan daha fazla zarar verebiliyor insana. Görülmüyorsam gerçekte de yok olmalıydım, istenmiyorsam gitmeliydim, sevilmiyorsam sevilmediği kabul etmeliydim.