Kitap Haşhaşiler lideri Hasan Sabbah’ın kurduğu yapay cenneti ve stratejilerini konu edinen enfes bir roman. Kitaptaki bölümlerde karışık olarak iki farklı kişinin gözünden Alamut Kalesi’nin işleyişini öğreniyoruz. Biri kaleye yeni bir fedai olarak gelen İbn-i Tahir, diğeri ise güzel köle kız olarak getirilen Halime. Onlarla birlikte her bölümde okuyucu da Alamut’u keşif yolculuğuna çıkıyor. Bir yanda fedailerin ölümcül bir askeri ve dini disiplinle yetiştirilmesi, diğer yanda kendilerinin yapay cennetin hurisi olduğunu bilmeden yaşayan güzel kızlar… Hasan Sabbah kendine öyle bir dünya kuruyor ki, bu dünyada kendini peygamber ilan ediyor. Zihinleri dinle, cennet vaadiyle kandırabilmenin ne kadar kolay olduğunu okuyorsunuz sayfa sayfa. En akıllısının bile zayıf noktasını hedef alarak ilmek ilmek işliyor planını. Öyle akıcı, öyle keyif alarak okunan bir roman ki herkese şiddetle tavsiye ederim.
En derin hüzünlere kolayca alıştık. Bizimle olmak sizinle olmaktan zor. O zaman, anlayışsızlığınız bizi keskinleştiriyor. Sizin yeni şeyler getirmeye yüreğiniz yetmiyor, bizim bozulmuş olanlara… Mutluluğunuzu tanımlamak için kocaman bir kalabalığı gereksiniyorsunuz. Bana, gençliğinizde sizin de yaşadığınızı söylediler. Sonradan edindiğiniz ölü kabuklarınız yokmuş. Güzelim bir kadınmışsınız üstelik. (Sizi de kırdılar mı?)