"umut vadeden, nazik, hırslı, etrafı sevgiyle sarılmış genç kadınlar... yirmi yedi yaşında aniden ölmemeliydi. onlar yaşamalıydı. çünkü yaşamadıkları bir dünyada hiçbir şeyin anlamı kalmıyordu."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"mutlu olduğunda da üzgün olduğunda da ağlardı ve hayat üzerine üzerine geldiğinde ya da her şeyden bunalıp da yüzü yanıyor gibi hissettiğinde sakinleşmesinin tek yolu zırıl zırıl ağlamak olurdu. çoğu zaman bencilce ya da mantıksızca davranıyormuş gibi hissediyordu. ne kadar şanslı olduğunu ve tüm bunlar için şükretmesi gerektiğini biliyordu. ağlamak için bir sebebi yoktu. yine de ağlıyordu işte."
"yavaş yavaş, dikkatle ya da bilinçli bir şekilde aşık olmamıştı. markette reyon aralarına yerleştirilen uyarı tabelalarına rağmen kayıp düşmek gibi gerçekleşmişti; hızla, kazara ve içine düştüğü karmaşanın fazlasıyla farkında olarak."