"esas, türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet, medeni insanlık önünde uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye hak kazanamaz.
halbuki türkün haysiyet, şeref ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. böyle bir millet, esir yaşamaktansa mahvolsun, daha iyi!"
"millet ve ordu kurtuluş çaresi düşünüyor, atalardan miras kalan bu alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor. halife ve padişahsız kurtuluşun manasını anlayacak kabiliyette değil... bu fikre aykırı görüş ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! hemen dinsiz, vatansız, hain sayılır, istenmez olur."
"farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor. felaketin dehşet ve ağırlığını idrak etmeye başlayanlar, bulundukları muhit ve hissedebildikleri etkilere göre kurtuluş çaresi saydıkları tedbirlere başvuruyorlar. ordu, ismi var cismi yok bir halde... kumandanlar ve subaylar, 1. dünya savaşının bunca sıkıntı ve meşakkatleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle içleri kan ağlıyor, gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumun kenarında dimağları çare, kurtuluş çaresi aramakla meşgul."