Onu bir daha göremeyeceğimi biliyorum yine de fakat. Bu kadar ani olmasına, böyle habersizce kaçar gibi olmasına üzülüyorum sonra, bozuluyorum biraz. Çağırsaydı ben de giderdim belki?
Ölmek ne bilmiyorum. Merak da etmedim hiç. Yani iyi kötü bir fikrim var aslında, tam olarak ayrıntısını bilmiyorum ama. Tatil gibi bir şey sanıyorum onu, taşınmak gibi kesin bir şey.
Müzmin âşık olmanın bile bir manası vardı. “Aşk şarabını içmeyenler nereden bilsin onun sarhoşluğunu?” O sarhoşluk bile bir kimlikti, bir hayat tarzıydı.