Barkın Polat

Barkın Polat
İnü-tıp
Öğrenci
Üniversite
Malatya
Malatya
12 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kaplanın Sırtında – Gücün Bedeli Üzerine Derin Bir Roman
Puan vermedi·324 syf.··
2026 3. kitabı
·
105 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 19:10
Zülfü Livaneli’nin Kaplanın Sırtında romanı, Osmanlı’nın en tartışmalı padişahlarından II. Abdülhamid’in tahttan indirildikten sonraki Selanik günlerine odaklanan, psikolojik derinliği yüksek bir tarihsel roman. Livaneli bu eserinde kuru bir tarih anlatısı sunmak yerine, iktidarın insan ruhunda yarattığı yalnızlığı, korkuyu ve kırılganlığı sorguluyor. Romanın en güçlü yanı, Abdülhamid’i tek boyutlu bir figür olarak sunmaması. Ne bütünüyle zalim bir hükümdar portresi çiziliyor ne de tamamen mağdur bir karakter. Onun kuşkularını, yalnızlığını ve giderek daralan dünyasını okurken, tarihsel bir figürden çok ağır bir yük taşıyan bir insanla karşılaşıyoruz. Bu yaklaşım romana ciddi bir psikolojik derinlik katıyor. Livaneli’nin dili yine oldukça akıcı ve sade. Özellikle iç çözümlemeler ve atmosfer kurma konusunda usta bir işçilik var. Sarayın ihtişamından düşüşün sessizliğine geçiş okura güçlü biçimde hissettiriliyor. “Kaplanın sırtında olmak” metaforu ise romanın omurgasını oluşturuyor: İktidar hem bırakılması imkânsız hem de taşınması giderek ağırlaşan bir yük. Eleştirel olarak bakıldığında, daha yoğun tarihsel olay örgüsü bekleyen okurlar için roman yer yer fazla içsel ilerliyor. Ancak Livaneli’nin amacı zaten politik kronolojiden çok insan ruhunu anlatmak olduğu için bu bilinçli bir tercih gibi duruyor. Sonuç olarak, Kaplanın Sırtında; tarihsel figürlerin insani yönünü görmek isteyen, psikolojik derinliği olan romanlardan hoşlanan okurlar için etkileyici ve düşündürücü bir eser. Okuma bittikten sonra insanın zihninde şu soru kalıyor: İktidar gerçekten güç mü, yoksa ağır bir yalnızlık mı?
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,5bin okunma
Reklam
Bipolar psikiyatri profesörünün otobiyografisi
8/10
·232 syf.··
2025 52. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 17:44
Psikiyatri profesörü Kay Redfield Jamison, bu kitapta en zor şeyi yapıyor: Bilimsel olarak incelediği bir hastalığı, yani bipolar bozukluğu, kendi hayatının çıplak gerçekliğiyle birleştirerek anlatıyor. Hastalıkla mücadele eden biri olmanın ne demek olduğunu sadece gözlemci değil, bizzat yaşayan birinin ağzından okumak, insana başka bir kapı açıyor. Mani dönemlerinin sınırsız enerjisi, parlak fikirleri, yükselişleri… Ve ardından gelen çökmeler, intihar düşünceleri, hastane duvarları… Hepsi öyle dürüst ve güçlü bir dille aktarılmış ki, yer yer sarsıyor, yer yer gözler doluyor. Bu kitap, akıl hastalıklarına karşı toplumun kurduğu önyargıları parçalıyor: “Zihni hasta olan insan, kişinin kendisi değil; o hastalığın misafiri sadece.” Jamison, hem hastalığı profesyonelce açıklıyor, hem de kendi kırılganlığını saklamadan ortaya koyuyor. Bir doktorun “hasta” rolünde olabileceğini görmek, tıp dünyasının kusursuzluk zırhını da sorgulatıyor. Okudukça insan anlıyor: Zihin hem bir armağan, hem de bazen insanın kendi cehennemi olabilir. Bu kitap, o cehennemde ışığı bulmaya çalışan herkes için bir rehber gibi. Ruh sağlığına ilgi duyan, psikoloji okuyan ya da sadece insanı anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken, etkileyici ve cesur bir eser.
Durulmayan Bir KafaKay Redfield Jamison · Epsilon Yayınevi · 2018957 okunma
Başlangıç- Dan Brown
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Dan Brown bir kez daha bilim ile dinin, inanç ile aklın çatıştığı o uçurum kenarında nefes kesici bir hikâye anlatıyor. Başlangıç, Robert Langdon’un tüm dünyayı ilgilendiren bir keşfin peşine düşmesiyle birlikte, okuru modern İspanya’nın sanat ve mimari harikaları arasında sürükleyen bir macera. Kitabın merkezinde yer alan iki büyük soru, her insanın zihninde bir şekilde karşılık buluyor: “Nereden geldik?” ve “Nereye gidiyoruz?” Cevap buluyor mu bulmuyor mu? İşte kitabın akıcılık potansiyeli buradan geliyor. Bir bilim insanının bu sorulara verdiği cevap, sadece bilim dünyasını değil, tüm insanlığı sarsma potansiyeline sahip. Dan Brown kitabında teknolojinin özellikle yapay zekânın yükselişini, kilisenin gelecekteki konumunu, bilimsel devrimlerin getirdiği etik çatışmaları ve insanlığın varoluş kaygılarını oldukça akıcı bir dille ele alıyor. Kurgusundaki büyük sürprizler ve sürekli diri tutulan gizem duygusu, romanı elinizden bırakmayı zorlaştırıyor.
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma