Füzeler aya yol ararken düşünmeliyiz ki, biz şimdi ayda ve buz dağlarında bir protoplazma hayatı sürmekte bulunsaydık, dünyadan ve kendimizden bu kadar uzak ve habersiz olmazdık.
Devlet büyükleri, yakınlarının kendilerine gösterdiği dünyalara inanmakta ihtiyatlı olmalıdır. Onlar insanın gözbebeğine bir kibrit çöpü yanaştırırlar ki, ufuktaki ormanı gizler.
Bir de bizimkilere bakın! O ne kuruluk, sığlık, yavanlık, fikirsizlik, irfansizlik, habersizlik!
"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi, dinin üzerinde sabit kıl!"
Ümmü Seleme annemiz bu duaya çokça şahit olunca : " Ya Resulullah! Niye bu duayı çokça yapıyorsun?" diye sormuştu. Cevap şu olmuştu: " Ey Ümmü Seleme! Çünkü Ademoğlunun kalbi Allah'ın iki parmağı arasındadır.( O'nun iradesi altındadır.) O dilediğini düzeltir, dilediğini karıştırır.
Hangi Kur'an; cehaletin elinde mübarek bir şeyden ibaret kalan Kur'an mı? Cinayetle kirlenmiş mızraklara bayrak olarak asılan Kur'an mı? Yoksa çölde dağınık halde yaşayan vahşi kabilelerin çeyrek asırdan daha kısa bir zaman diliminde dünyanın kaderini tayin etmesini, cihanı kuşatan süper güçleri yenilgiye uğratmasını sağlayan ve bir asırdan daha kısa bir sürede beşer tarihinde yeni ve devrimci bir kültür medeniyeti vücuda getirmesini sağlayan Kur'an mı?