Gördüğüm bakışların hiçbirinde kederin izi bile yoktu, omuzlar yüksüzdü, bu mutlu ruhlar büyük olasılıkla ne bir karanlık düşünce ne de gizli bir acı taşıyordu. Öte yandan bu kişilerin arasında yürüyen ben, gençliğime ve yeni serpilmiş olmama karşın, mutluluğun neye benzediğini bile unutmuştum!
Sık sık geri çevirmeler, yarım verilen sözler, düpedüz hayır demeler, beslenen ama boş çıkan umutlar ve her zaman sonuçsuz kalan yeni girişimler cesaretimi büsbütün kırmıştı.
Bundan sonra artık hiçbir şey demeden, ne hızlı ne yavaş, tam olması gereken tempoda dosdoğru yürüyelim. Bu yol nereye gidiyor? Bunu büyüyen bir asmaya sormalısın. Asma sana cevap verecektir:
" Hiç bilmiyorum. Ama güneşe doğru büyüyorum."