Bir başınayken sıradan duran ama bir eskici dükkanında yan yana geldiklerinde neredeyse sihirli bir bütün yaratan bu 'tuhaf' insanların -ve eşyaların- yalın, neşeli ve biraz da hüzünlü öyküsü..
Japonya'da bir eskici dükkanında çalışan Hitomi'nin ağzından okuduğumuz kitap, başlarda yaklaşık bir 80 sayfa kadar bölük pörçük ve nereye bağlanacağı kestirilemeyen karakterin hikayeleriyle devam ettiği için başlangıçta okuyucuya çeviri hatası ya da kitabın saçma olduğu fikrini düşündürse de garip bi şekilde kitabın yarısından itibaren Hitomi'yle bir bağ kurmaya başlıyorsunuz. Kitabın sonuna geldiğinizde ise Nakano Eskici Dükkanı'nı özleyeceğinizi hissediyorsunuz.
Genel itibariyle durağan ama dingin hissettiren bir kitaptı. İçerisinde sıkça Japon geleneklerine değinmesi ise bu kültürü hiç tanımayan biri için bile güzeldi. Yine de fazla bir beklentiyle okumak yanıltıcı olabilir.
Yaşlanıp da yakını görmemeye başladığınızda sevgilinizin yüzüne yakın mesafeden bakamazsınız. Birbirinize odaklanabilmeniz için araya mesafe koymanız gerekir. Yüzleriniz bulanık görünmesin diye...