BAŞAK

BAŞAK
göbek deliği
Kadınlar ellerinde meşaleler, üstlerinde siyah çarşaflar ile korkutucuydular. Birden öndeki yaşlı olan kadın soyunmaya başladı. Diğerleri çember yaparak yaşlı kadını ortalarına aldılar. Yaşlı kadının soyunması bitti, çırılçıplaktı şimdi, diğerleri hala örtülü. Yaşlı kadın elindeki meşaleyi sağ koluna sürdü, kolu alev aldı yanmaya başladı. Diğerleri dans ediyordu çılgınca, hepsi farklı figürlerle. Yaşlı kadın diğer koluna sürdü o kolu da yanmaya başladı. Yaşlı çıplak dans ediyor, diğerleri çarşaflı dans ediyordu. Kadınlar ateşi çarşaflarına tuttular. Yandılar hepsi birden. Yaşlı kadın ateşten çember içinde dans etmeye devam ediyordu.  Saçlarına tuttu bu sefer meşaleyi. Alev saçlar, alev kollar ile kadının memeleri sallanıyordu, kalçası ise bir sağa bir sola. Yaşlı, meşalesini tek tek alev alan kadınların olduğu yere tuttu kadınlar birer birer tekrar bedene dönüştüler; hamilesi, genci, çocuğu, orta yaşlısı. Şimdi  onlar da  çıplaktı. Hamile kadın bir oğlan doğurdu oracaktı. Bebeği elden ele dolaştırdılar oniki kadın. Ve ortadakine verdiler , bebek sakindi, kıpırdanıyordu. Yaşlı kadın bebeği eline aldı, kollarını kaldırdı , kendi etrafında döndü. Meşalesini aldı bir alazı bebeğin üzerine sürdü, bebeğin göbeğinde bir iz bıraktı, göbek deliği.
1K
Reklam
huzursuz kadın
İşte yine karmaşanın ortasındayım. Ambulans sireni, iştekilere anons geçen yolcular...Sabah sabah bu kadar konuşmayı nasıl beceriyorlar? Sus. Kıpırdama. Kolun yüzüme çarpacak be adam. Eli kolu rahat durmayan adamlardan nefret ediyorum. Koyun olmalısın. Koyun. Bak bize uykulu gözlerle gidiyoruz, talihimizin götürdüğü yere. Huzursuzluğumu kendi içimde yaşamalıyım. Kimse benim huzursuzluğuma karışamaz. Senin huzursuzluğun benimkini değiştiremez. Ben senin huzursuzluğunu yaşarsam huzursuz olmam, başka bir şey, şey gibi nasıl desem olmaz işte. Buldum bana rahatsızlık verirsin, huzursuzluk değil. Karnım kasılır mesela zihnim değil , durmak istemem. Yazıyla, konuşmayla geçecek bir şey değil. Bırak beni, ben burada iyiyim. Alıştığım huzursuzluğumla geçinip gidiyorum. Sen söylesene ya da söyleme. Sana söz hakkı vermiyorum. Kendine denk düşen huzursuz insanlara anlat derdini. Sana bu mecrada konuşma izni yok. Elini cebine atıp, siyah telefonuna bakman bana sökmüyor. Benden bu kadar.
1000Kitap
metrobüs sıkıntısı
Karmaşa bazı anlar karmaşıktır. Kelimenin kendisi getirir anlamını. Karmaşa. Karmaşaya bulanmış kolektifin nasıl huzur bulacağı konusunda en ufak bir fikrim yok. Ruhumuza işleyen trafik sorunu, gitmek bilmeyen otobüsler... lşlerine geç kalan işçiler, memurlar yana yakıla kendilerini karaya atmış meslektaşlarına anons geçiyorlar; alo ben trafikte kaldım, yol ilerlemiyor. Huzuru bulunlar huzuru bulamayanlara küstahça bakıyor. Tabii ki bu bir başarı. Geçip ofisine bir kahve alıp, pazartesi gününe hazırlık, işine hazırlık ve haftasonu etkinliklerini tatlılıkla anlatmak. Sus dayayanamıyorum. Hala körükteyim, kolum direğe dayalı, gözlerime düğmenin kırmızı rengi çalıyor. Yeter artık varalım bir noktaya, o noktada nokta gibi duracağıma söz veriyorum. Şükredeceğim işte olduğuma. Neden neden. Sıkılan adamlar var ayakta biri Selanikliymiş diğeri de Vanlı. Vay baboş! Gitmiyor, gitmiyor hay lanet otobüs. Vanlı konuşuyor "hızlı yaşamış" ne yaşadı acaba? İnsan nasıl hızlı yaşar, otobüs durmuşken. Ben de hızlı yaşamak istiyorum ama trafik izin vermiyor. Vermiyor, vermiyor, vermiyor. Yeter. Sus be Vanlı, şivenden sıkıldım. Dört köşeli, sivri ağızlı. Gerçekten sıkıldım.
1000Kitap
Sevmek
Sevmek öyle güzel bir bağ ki senden başka kimse kıramaz bu zinciri.
Müzik
youtu.be/dFal-BUImzs Gönül dağı - Jülide Özcelik ❤️
Müzik
Reklam