Sabaha doğru yeniden yatıyoruz. Beni bekleyen ve bedenimi uyusturan sıcaklığını tüm islakligimda duyduğum insan. Yaşamın en güzel anı. Denizlerle, kumsallarla, rüzgarla, yeryüzü ve gokyuzuyle birlikte varoluşu derinden duyduğum an. İki insanın birleşmesiyle kutsallasan bu an. İki insanın birleşmesindeki sonsuzluk özü olmalı insan yaşamının. Özü olmalı güneşin. Özü olmalı sevişmeyi duyan ve duyuran gücün. Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin. Ve geceleri gökyüzünü bürúyen yıldızların. Akdeniz'in üzerini kaplayan mavi gökyüzünün özü olmalı bu birleşme. Bu ıslaklık. Sonsuza dek varan, yaşatan, sonra yaşamı uzaklara, Akdeniz'in kıyılarda beyazlasan dalgaları ya da yeşil durgunluğu gerisindeki ufuklara iten gücün.
...
Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin. Ve geceleri bürüyen yıldızların. İki insanın sarılarak geçirdiği bu sarsıntı özü olmalı evrenin. Sonsuza dek varan, var eden, yaşatan, yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme...
Ağustos 1978-Agustos 1979