...Birincisi; açık açık her yerde "varsa gösterin" diyerek Allahı inkâr etmekle ün kazanmış Seval Hanım'ın, yine "kader diye bir şey yoktur her insan kaderini kendi yazar" dediği günün akşamında evinde beslediği köpeği tarafından parçalanıp öldürülmesiydi.
İkincisi ise; "insanları Allah'ın yaratmadığını, evrim geçirerek bu hâle geldiğini" iddia eden fen bilgisi öğretmenimizin hayvanat bahçesindeki maymuna yiyecek uzatırken elini dişlediği, sonra da hayvanın kuduz olduğunun anlaşılması üzerine hocamızın hastaneye kaldırıldığını öğrenip çok kısa bir zaman sonra da vefat ettiği haberini almamızdı...
Cemil Meriç: "Her yer karanlık, tünelin ucunda tek bir ışık görünüyor: Hidayet. O da Allah'tan" diyor. Demek ki evvelemirde Allah'a yaklaşacağız. Hidayet isteyeceğiz, takvâ isteyeceğiz, iyilik isteyeceğiz, afiyet isteyeceğiz. Gafletten, günahtan, uzaklıktan, sapkınlıktan O'na sığınacağız.
İnsanlar hata yapacak. Hatasız kul gerçekten olmaz. Ama biz insanların hatalarına odaklanır, birçok güzel özelliği varken hatalarını ele alıp gözümüzde büyütürsek yapayalnız kalmamız kaçınılmaz bir gerçek olur. Bizim beğenmediğimiz bütün o insanlar da bizi beğenmezler. Yüzümüze konuşanlar da olur ama arkamızdan konuşanlar daha çok olur.
Halbuki bize yakışan eskilerin "Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz." sözünü düstur edip ilk önce kendimize bakmak, kendi eksiklerimizi, hatalarımızı, yanlışlarımızı düzeltmeyi, doğrultmayı, kapatmayı dert edinip insanların mümkün olduğunca güzel yönlerini görmeye çalışmaktır.
"Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım"
Nurullah Genç