Bir tavsiye üzerine kitabı araştırmadan seri olarak sipariş ettim. İlk kitabı okurken kendime sürekli keşke seri olarak almasaydım diyip durdum. Bunun en büyük sebebi kitabın çok düz bir dille yazılmış olması. Ama bunun da ötesinde "pahalı kıyafetlerine aldırmadan yere oturdu, şehrin EN büyük binası" gibi kitap içerisinde kullanılan 'bakın bu karakter zengin ha' diyen ifadeler bana biraz zorlama geliyor. Sonuç olarak ilk kitap bittiğinde 'ee ne okudum ben şimdi, ne oldu yani' sorularıyla başbaşa kaldım. Karakterler hakkında yüzeysel bilgi edindim. Sanıyorum diğer kitapta bu bilgiler derinleşecek (inşallah).
İkinci kitapta kullanılan dil biraz düzeliyor ya da ben bu duruma alıştım. Spoil olmaması adına yazmıyorum ancak bazı cümlelerin farklı bölümlerde tekrar tekrar kurulması insanda dejavu etkisi yaşatıyor. Karakterlerlere dair o kadar az bilgi veriliyor ki karakterler derinlik kazanamıyor.
Üçüncü kitabın ilk bölümlerinde benzetme içeren cümleler bana çok fazla ve yersiz geldi. Örneğin 'topraktan ayrılmak istemeyen otlar büyük bir endişeyle kıza bakıyor gibiydiler', 'kendisini tam şarjı bitmek üzereyken kablosu prize takılmış bir cep telefonu gibi hissetti',. Aynı kitabın yarısı itibariyle ise bazı gizemler nihayet çözülmeye başladı. Üçüncü kitabın son yarısı ile ilk kitabın dil kullanımı arasında çok büyük fark var.
Kitaplarda kaynakçalarıyla beraber bilimsel gerçeklerin hikayeye yedirilmesi güzel. Ancak yüzlerce sayfa kitap okurken ödül maması bekler gibi bu ilgi çekici bilgilerin ne zaman okuyacağımı bekledim. Bununla beraber söz konusu bilimsel konulardan daha önce fikrim olanları okurken bir miktar sıkıldım.
Kitabın bir bölümünde şu ifade geçiyor, "İzleyiciyi sürekli şaşırtmak için bir sürü gizemli olay örgüsü yaratan ve sonra da yarattığı bu olayları belirli bir