Benim için asıl önemli olan Ada’yla birlikte olmak ve onun beni sevdiğini bilmekti. Daha fazlasını hiç istemedim. Sanırım herkesin bir sevme tarzı vardır ve benimki de buydu..
Edebiyat, özellikle roman ve hikaye, biz erkek öğrencilerin pek ciddiye almadığı, daha çok kızlarla özdeşleştirdiğimiz, fazla duygusal, laf salatası, uydurulmuş tâli işlerdendi. Halbuki Vasfi Hoca bize iyi edebiyatın zeka ve yetenek ürünü olduğunu öğretti.
Şiddetli sevginin insana sunabileceği en yoğun hoşgörü düzeyinde yaşamanın ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Eğer düşünmediyseniz bir düşünün… Şiddetli sevmek nasıl bir şeydir? Çıldırmadan düşünün ama!