Masumiyet Müzesinin filmi çıkacağını görünce tam zamanında okumuşum dedim:) Kemal ile Füsun’un büyük aşkı. Kemal’ in saplantı haline dönüştürdüğü hayatı. Çok güzel başladı, çok güzel bitti ama çok uzun sürdü benim için. Kemal’in Füsun’a gittiği 8 yılı yaşadım adeta okurken, o kadar yordu beni aradaki bölümler :) Bu kadar anlatıya, haykırmaya, isyana göre ise sonu o kadar hızlı anlatılmış ki, bir çırpıda bitiverdi. Kemal gittiği ve beklediği günler kadar beraber yaşadığı günleri de okumak isterdim. Reytigleri düşük gelen bir diziye ani bir kararla final yapılmış gibi bir sondu benim için maalesef. Yine de okumak, bu aşka tanıklık etmek güzeldi. Giriş cümlesi bile kendine çekmişti zaten. ‘Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.’