Bugünden sonra açmayacağım onu. Yarın götürüp gizlice, rastgele bir kütüphanenin kitap yayınları arasına bırakacağım; günün birinde uzun yıllar sonra, başka eller gelip alsın diye onu, başka gözler, artık örtülü olmayacak başka gözler dalsın diye derinliklerine.
Yüzüncü Ad, yanıbaşımda ve zaman zaman kafamı karıştırmayı sürdürüyor. Onu istedim, buldum, geri aldım ama açtığımda kapalı kaldı. Belki yeterince hak etmedim onu. Belki de sakladığı şey keşfetmekten çok korkuyordum. Ama belki de saklayacak hiçbir şeyi yoktu.