𝗦𝗲𝗿𝗱𝗮𝗿 𝗧𝘂𝗻𝗰𝗲𝗿: 𝗗𝗼𝗸𝘁𝗼𝗿𝗮𝗱𝗮𝗻 𝘀𝗼𝗻𝗿𝗮 𝗮𝗸𝗮𝗱𝗲𝗺𝗶𝗸 𝗸𝗮𝗿𝗶𝘆𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶𝘇 𝗱𝗲𝘃𝗮𝗺 𝗲𝘁𝘁𝗶 𝗺𝗶?
Evet, devam etti. Önce doçent oldum sonra profesör. Ama ben bu ünvanları pek kullanmıyorum.
𝗦𝗲𝗿𝗱𝗮𝗿 𝗧𝘂𝗻𝗰𝗲𝗿: 𝗚𝗲𝗻𝗲𝗹𝗱𝗲 öğ𝗿𝗲𝘁𝗶𝗺 ü𝘆𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗯𝘂 𝘂̈𝗻𝘃𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿ı 𝗸𝘂𝗹𝗹𝗮𝗻𝗺𝗮𝘆ı 𝘁𝗲𝗿𝗰𝗶𝗵 𝗲𝗱𝗲𝗿𝗹𝗲𝗿 𝗮𝗺𝗮 𝘀𝗶𝘇 𝗵𝗶ç 𝗸𝘂𝗹𝗹𝗮𝗻𝗺ı𝘆𝗼𝗿𝘀𝘂𝗻𝘂𝘇. 𝗕𝗲𝗻 𝗺𝗲𝘀𝗲𝗹𝗮 𝗶𝗹𝗸 𝗱𝗲𝗳𝗮 𝗱𝘂𝘆𝗱𝘂𝗺 𝗽𝗿𝗼𝗳𝗲𝘀ö𝗿 𝗼𝗹𝗱𝘂𝗴̆𝘂𝗻𝘂𝘇𝘂.
Ben kullanmıyorum. Buraya bütün ünvanlarımı bir kenara bırakarak geldim. İnsan kendisi olarak var olmalı. Ünvanlar -eski tabirle- arazdır, asla ve öze sonradan eklenen şeylerdir. Asıl olan cevherdir, insanın kendisidir. Falanca ünvanlar elbette takdir edilmek anlamında önemlidir ama ben bunları hiçbir zaman kıymet belirleyen ünvanlar olarak görmedim. Bunlar mesleki ünvanlardır. Bir yerde başhekim olursunuz, o sizin oradaki görevinizi tanımlar.
Hâlbuki her şeyin bir değeri vardır ama her şeyin bir fiyatı yoktur. "Parayla satın alamayacağın hiçbir şey yoktur." sözü kapitalist çağın ruhunu yansıtıyor olabilir ama ruhunu bu çağa satmayı reddeden insanlar için bu sözün bir anlamı yoktur. Zira o insanlar bazı şeylerin kendi zatında kıymetli olduğunu ve asla bir fiyat, etiket, alışveriş konusu olmayacağını bilirler.
Özüne uygun hareket eden akıl, âlemdeki muhteşem nizamı görür, bunun bir tesadüf eseri meydana gelemeyeceğini ve sahipsiz olmadığını bilir ve onu var eden mutlak sanatkâra yönelir.