Defol git. Bela mısın nesin? Nerden bittin yine sen? Ne ister bu hokkabaz bizden Balkız? Ne ister ha? Günah gibi, vicdan borcu gibi çıkı çıkıveriyor önümüze! Niye? Kastı bizi delirtmek mi bunun?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bayram, amcası Raşit’in dizleri dibinden sıyrılıp uzaklaşıyor. Niye inansın amcasına sanki? Hiçbir gün, bakkaldaki boyalı şekerlerden alamadı çocuklarına ve Bayram’a. Hiçbir gün, bir kağnıya binip Sivrihisar’a gidemedi. Gidip, dönüşte torbasında urbalık, leblebi şekeri getirmedi. Osman efendinin çocukları evlerinin önünde yoyo oynuyorlar. Bayram hiç yoyo oynamadı.
Bayram’ın elinde yarısı boş bir bant kaseti: Git doldurt şu Emel Sayın’ı. Ama başta hep "Fikrimin İnce Gülü" kalmalı haa. Aman ona bir şey yapmasınlar. Aman yanılıp silivermesinler. Ne Balkız bu şarkısız olur, ne bu şarkı Balkız’sız...