Canım çekiyor diye öpemem seni güzel çocuk! Canım çekiyor diye giremem sana deniz, göğsüm zayıflatır; doktor yasağı. Canım çekiyor diye içemem: körkütük oluncaya kadar, aklı boğuncaya kadar: karaciğer yasağı. Canım çekiyor diye bir vapura binip Haydarpaşa'ya, oradan tabana kuvvet Van'a kadar gidemem. Yollarda geberirim...
Şu yaptığıyla en dibi göze aldığını göstermiş oldu bana. Sonuna kadar giderim, umrumda bile olmaz, dedi. En dip neresiyse oraya kadar. Dibi göze almazsan hiçbir yere varamazsın. Böyle benim hayatımın anlamını sıfırlamış oldu. Zaten bir anlamı da yokmuş.