Demet

Demet
@btanirdemet
Bir tür ruh yumuşaklığıydı bu. Güvensizlerin, acemilerin, aklının içinde bir cehennem keşfedenlerin piştiği büyük kazanda eriyip pelteleşmek; sonra küçük kaplara akmak, başka ruhlarla karışmak, sürüden ayrı düşmek, bir çoban, bir peygamber aramak ama bulamamak; başkalarına ait repliklerle konuşmayı sindirememek, dilsiz kalmak, ama sonra ürkütücü, korkunç bir dili birdenbire konuşuvermeye başlamak; görünen anlamların, kavranabilen bilginin örtüsünü kaldırmak, altında hiçbir şey görememekti; insanın, kendi varlığının gerekliliği konusunda güçlü bir inanca sahip olmak için elinden geleni yapması ama becerememesiydi; yaşamın acılı ve sonsuz bir zorunluğa dönüşmesiydi.
Sayfa 13
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Basit, sıradan sözcükler ağzımdan güçlükle çıkıyordu. Sözcükler de köprüydü. Her sözcük uzun, her sözcük dardı. Üstlerine basıyordum, yüksekteydim, sallanıyordum. Ayaklarım titriyor, düşmekten korkuyordum.”
Sayfa 11
1000Kitap
“…kendimi okyanusun ortasında kalmış küçük bir kayık kadar yalnız ve boş hissediyordum. Ama umutluydum. Birilerinin, bir şeylerin gelip ruhumu dolduracağına, bir gün mutlaka karayı göreceğime inanıyordum”
Sayfa 10
1000Kitap
Geçmiş, kutsal kitaplarda yazıldığı gibi, kılık değiştirmiş bir Tanrı olarak çıkageldi. Doğruluğumu, gücümü sınamasına artık izin vermeliyim. Anımsamak ve pişman olmamak; anlıyorum ki, Tanrı' yı içimde ağırlamanın biricik yolu bu.
Sayfa 8
1000Kitap
Dönüp geriye baktığımda, karmakarışık bir zaman yığını, kısa iplerin üst üste sarıldığı bir yumak görüyorum şimdi. Bugüne dek o iplerden birinin ucunu çekip yumağı çözmeyi çok denedim; ama bu, yumağın daha da karışık hale gelmesinden başka bir işe yaramadı.
Sayfa 7
1000Kitap