Betül Sever

Betül Sever
sözleriniz diyorum, öldürecek beni. ig:yanetki40
kuzguncuk'a çıkamayan hakikat
bir tabu düzeniyle yaşıyorum. yasaklı kelimeler, ağzıma alamıyorum bazısını. unutulacak isimler var ve cümleleri sırtından vuracak adamlar. adamlar, bizden değil. görmezden gelecek kadar halktan olmayışımızı benimsemeyecek adamlar... kedilerin bağırışı geliyor kulağıma; demek bu, gelmekte mart. seziyorum; üşüyecek, ahıra kilitlenmiş tay. dişlerinin sararışı onun isyanı olacak. mart gidecek ölümüyle, biliyorum. biliyorum ve titriyorum düşüncesiyle bunun. seyyarın kestanelerini gösteriyorum sevgilime; maksat, nalbant işsiz kalmasın. minibüsün birine el ediyorum, bizi kuzguncuk'ta bırakacak. balicileri görmeyecek gözümüz. el kadar çocuğun, pastane vitrininden gözünü alamayışını almayacağız görüş alanımıza.
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
inanç envanteri
sular bir buyruğa tâbi değil. şu ilerideki göl, ne verilirse onu alıyor sinesine. belki de en iyisi bu, bir çocuğa ne verirsen yemesi de kötü değil elbette. yok, dünyanın asrıyla ömür böyle geçmiyor. Fransız İhtilali desek ya da Celâlî desem sana? biraz bellek bu, biraz şahsi tekerrür. hele ki ben gibiler için her şeyi bir din edinmek gerek. seccadenin nakışını izleyerek kılıyorum namazı bile. seccade, nakış... bilmem, bunlar çekiyor ilgimi secdeden ziyade. ipekten mi püskülleri, yoksa at kılından mı? taht koltuğuyla mı karıştırıyorum yoksa? bilmem, belki de. neyse ne, çok sorguya gelemez derler inananlar; yine başka inananlara. sonuçta iman yaşatmaz inancı, öyle mi, ses versene!
Şiir
fasulye'
işte böyle rosa, işler böyle kesat. salim abi bir kazık daha vurdu geçenlerde toprağa, fasulye ekecekmiş bu kez. fasulyenin zamanı geçti dedim, benim bir rabbim var diye göstermeye çalıştı bana. keşke görebilseydim rosa; fasulyeyi değil, rabbini keşke görebilseydim. fasulye yerken gördüğün kim ki dedi bana. sevgilim diyemedim, şirke yorardı mazallah.
Şiir
bir çocuk eli var sana koşuşumun önünde. eğiliyorum, parmaklarını öpüyorum tek tek. bir şey geçilmez kılıyor onu, sanki rabbim kendini affet diyor önce.
Şiir
toprak hazretleriyle alışveriş'
bu toprak hepimizi içine almaya yeter. üstüne yavaştan güzel çiçekler ekiyorum artık. baksana, nasıl da meraklı mantarlar ölümümüze! bizim çocuklara kuş uçurdum, "hepsini infaz edelim." dediler, bu yakında karşılık bulur diye sustum. ki buldu, uçurduğum kuşlar birkaç gün içinde kanatlarından vuruldular. ilk ölümümü gördüm, ölümümdü evet çünkü kulağıma ezanı o okudu. yok canım, kuşlardan söz etmiyorum; dedemi gömdük yani. zaten toprak hazretleri bir doğuma şahit olanlara bulaşıyormuş, servilerle toplantı yaparken duydum: delile yer yok dediler. o günden beri fizyolojik kökenli olmayan bir yaşlanışa itiliyorum. şimdi düşünüyorum; bir sevgiyi beslerken mahveden adamları, şekere hiç eli dokunmamış çocukları. bunların hepsi bir ölüm diyorum sonra. demek ölüm bu kadar yakın. demek ondan başkası değil; üstümüze gelen, akın akın. bunların hepsine tamam, fakat bu yazdıklarımız ne olacak? tamam tamam, kurcalamıyorum bunu da. sonuçta bizde Mısırlıların dini yok; unutuyorum, affola.
Şiir