işte böyle rosa,
işler böyle kesat.
salim abi bir kazık daha vurdu geçenlerde toprağa,
fasulye ekecekmiş bu kez.
fasulyenin zamanı geçti dedim,
benim bir rabbim var diye göstermeye çalıştı bana.
keşke görebilseydim rosa;
fasulyeyi değil,
rabbini
keşke
görebilseydim.
fasulye yerken gördüğün kim ki dedi bana.
sevgilim diyemedim,
şirke yorardı mazallah.