bunca şey oldu.
ontoloji kitapları yazdık farkında olmadan,
okumaya vaktimiz olmadı.
biraz şiire tutunduk,
biraz laf buyurduk sevmelerden.
yine de ayıldık var olmanın büyüsüne kapılmadan.
açma o kunduraların mevzusunu,
eskimişse eskimiş,
bırak oldukları yerde dursunlar.
mukaddesatçıysan seveceksin eskileri,
kenara atmak olmaz,
bu gürültüden kendini dışlamak da ne?
bu sessiz çocuğa heves etmek nereden çıktı?
hem bak;
salıncaklar daha sert sallanıyor artık,
çocuklar kaydıraktan düşüyor,
unutuluyor bebekler cami avlusunda.
ayılmak için bayılmak gerek evet,
ölmek için de biraz ayrılmak,
bu da doğru.
-fazlası intihar,
ondan biraz,
bunda da haklısın.-
ama ne gerek var taif'te taşlanmaya,
biraz medine'de kalsak,
ruhumuzu hurma bahçelerinde unutsak,
bir kez de biz atlasak şu sarp kayalardan?
ne bileyim,