tüfeksizlik değil de
süreksizlik mahvediyor uzuvlarımı.
sana varamamanın verdiği inkar,
sana varmak için çırpınıyor durmadan.
ya isyanımın borcu ne olacak?
sonuçta senetle de kesilmiyor bu hak,
senetlerden ziyade seneler lazım.
akciğerlerim can havliyle uzaklaşıyor ruhumdan.
senden mi usanıyorlar,
sana mı özeniyorlar,
nedir?
bir zencefil kokusu duyuyorum damarlarımda,
ağzımda muşmulamsı bir tat.
günden güne alışıyorum, inan.
bak, kaç gece
yeni zencefiller seviyor içim.
zencefilleri sevmeyen ben,
zencefilin müptelası oluyorum,
görüyor musun?
ne olacağını bırak,
ne olacağımı ben de kestiremiyorum artık.
küçük bir çocuk gibi büyümeyi hesaplıyor şu kafam.
yengem soruyor yine köşebaşında,
on sene geçti de aradan
benim hâlâ bir cevabım yok buna.
Betül Sever
bir ur büyüyor içimde.
ya sana geleceğim,
ya da onkolojiye yatıracaklar beni.
fark ettiysen sana gelirken
tıkanıyor kalem gitmekte.
sana gitmek yok içimde.
sana gelmek,
senden gelmekten başka
bir şey yazmıyor sözlükte.
hep bu anlamsız tezahürler
mahvetti bizi.
bizi biz yapacağına dalalet ettiklerimiz
sürdü malta'ya.
onlar ki bir rânâyı çekip aldı içimizden,
kaldık bâki bir suskunlukla.
hükmü infaz edildi sütliman bir çığlığın.
ses tellerimi halka açtılar günlerce,
bir mızrağın üstündeydi kafatasım.
ellerim yirmi yıldır eylül kokuyor bu sebepten.
malta gecelerini yazan da başkası değil,
ne olursun sözlerimi geçirme elekten.
Betül Sever