niye böyle öyleyse,
niçin tüm bunlar,
her şey bir arz ve arştan ibaretse,
havfla yeis arasında asılıysa tüm mevcûdumuz,
ne dolanıyoruz şu suskun bozkırda,
bu taş binaları dikiş gibi işleyişimiz niye?
inan, ben de anlatamam.
ilk kez güvenmiyorum kaleme.
eminim hem,
hakikatlerin üstünü benden çok çizen yoktur.
çünkü
ancak böyle görmüyorum elimin yarasını,
kalemi ancak böyle tutuyorum,
şiir yazılmıyor başka türlü.
dün gece bir kuş ağladı cam önünde.
bilmem...
ilk kez seni bile unuttum.
ilk kez gitti yüzün gözümün önünden,
ilk kez içim sensizdi dün.
ve bir kuşa içim gidince
en çok seni unuttuğumu gördüm,
şahit ol isterdim,
yine yoktun.
içimi o mermerde bıraktım,
ondandı unutuşum.
böyle diyince
sakın ola dönmeyesin yüzünü.