8/10
·312 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 15:46
Bir şirket DNA örneğinizden ruh eşinizi bulduğunu iddia etse ne yapardınız? Bu kitap tam da bunun üzerine kurulu. Jessica Davis, istatistik konusunda çok başarılı freelance çalışan bekar bir annedir. Geçimini sağlamak ve kızının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken aşkı hayatında istemez. Bir gün arkadaşı Fizzy'nin zoruyla genetik eşleştirme yapan bir flört şirketi olan GeneticAlly’ye kit gönderir. Şirket insanların DNA uyumuna göre "ruh eşlerini" bulduğunu iddia etmektedir. Jess’in sonucu ise şirkette bomba etkisi yaratır, çünkü Jess şirketin kurucularından biri olan River Peña ile yüzde 98 uyumludur! Sorun şu ki Jess, River ile daha önce pek çok kez karşılaşmış ve River onda iyi bir izlenim bırakmamıştır. River utangaç, aşırı düzenli ve biraz mesafelidir. Ancak şirketin Jess'e birlikte vakit geçirmeleri karşılığında bir anlaşma teklif etmesiyle işler bambaşka bir boyut kazanır. Kitabı beğendim, ana fikri çok özgün geldi. Daha önce bu tarz bir şey okuduğumu hatırlamıyorum. Jess'in bekar bir anne olmasından, annesiyle sorunlar yaşayıp büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütülmesinden kaynaklı güven sorunları vardı. Ben bunu çok normal buldum ve çok takılmadım. Fizzy çok tatlı, eğlenceli bir arkadaştı. Fazla ısrarcı ama hayatta herkes bir Fizzy ister bence. Jess'in kızı Juno çok tatlıydı. Annesi tam bir baş belası, o kısımlarda Jess'e çok üzüldüm. Büyükbabasının büyükannesine duyduğu aşka da bayıldım. Tek sıkıntı River'ın sonda yaptığı saçmalık olabilir. O biraz olayı soğuttu ama sonu güzel bitti.
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202683 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 22:44
“Dul Kadın Su Kabını Ağzı Öne Gelecek Şekilde Mezarın Üstüne Bırakıyorsa, Bilin ki İlgi İstiyordur”, bu upuzun ve ilginç adlı kitabın içerisindeki öyküler de bir o kadar enteresan. Saša Stanisič’i ilk kez okudum. 14 yaşındayken(1992’de) ailesi ile birlikte Yugoslavya iç savaşında Višegrad’dan Almanya’ya sığınan, göçmen edebiyatının temsilcilerinden. Kitabın başındaki epigrafların birisinde “Sırayla okuyunuz” diyor yazarımız. Bu anlamda kitap roman mı öykü derlemesi mi biraz yoruma bağlı. İlk öyküde “Hayat bir deneme kabini olsaydı” sorusuyla çok çarpıcı, merak uyandıran güzel bir girişi var. Kimi hikayeler birbiri ile bağlantılı, kimi bağımsız, kimi ise bağımsız görünürken bazı hikayelerle bağı var, son hikayelerde deneme kabinine dönüyoruz. Zaman kavramı, göçmenlik hep baş köşede. Diğer taraftan doğayı ihmal eden şehir plancılıktan çöp ayrıştırmaya, kuşak farklılıklarına, bilgisayar oyunlarına, modern çekirdek aile yaşamına kadar çok çeşitli konulara yer vermiş. Basım tarihi 2024. Bazı hikayelerin içine kusursuzca yazarı da bir karakter olarak yerleştirip ChatGPT den yararlandığını not düştüğü gülümseten bölümler var. Günümüzden, günlük yaşamdan kesitler olan esprili, bol ironili dille akışta yazılmış öyküler. Devamı cocuklacocuk.com/dul-kadin-su-ka...
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·674 syf.··
2026 71. kitabı
Boardroom Sins adlı serinin ilk kitabı kendileri ve ben çok beğendim fakat herkes beğenmeyebilir baştan uyarıyorum . Yazar ilk okuduğum zamanlara göre kendini çok geliştirdi hayranlıkla takip ediyorum serinin devamını mutlaka getiririm . Neredeyse on puan verecektim ama en sevmediğim artık haddini sınırını aşan yaş farkı puan kırdırdı bana . Gerçi yazar o kadar şahane işlemiş ki durumları kişileri karakterleri anca bir puan kırdım :D Rae 25 yaşında ve beş senedir Lazarev Global'de şirket Ceo'su Kir Lazarev'in yanında çalışıyor ailesini 19 yaşındayken araba kazasında kaybetmiş . Bu arada o kaza gecesi ile ilgili çokta mantıklı olmayan bir suçluluk duygusu var oradan sadece erkek kardeşi kurtulmuş . Ve kız 19 yaşından itibaren erkek kardeşine bakıyor geçinmeye çalışıyor ayrıca onun bağımlılığını tedavi ettirmeye çabalıyor . Tam kızın doğum gününde kir buna tonla iş verip hayvan gibi mesai yaptırıyor . Kız çalışırken geç saatte Kir geri dönüp kıza ısrarla yürüyor kız şok geçiriyor duruma itiraz ediyor . Tam bu sırada asıl babacık her haltın patronu sahibi Kir'in babası Lukas geliyor kızı kurtarıyor . Ve işini kendi katında çalışacağı şekilde ayarlıyor ona daha yüksek maaşlı farklı bir pozisyon veriyor . Kitap oldukça uzun ama ben okurken hiç sıkılmadım bu kadar her açıdan aykırı iki insanla ilgili yazarken tabi adım adım gitmiş yazar . Rae o kata geçtikten sonra Lukas ile aralarında acayip bir ilişki var elektrik dolu kız adamın genel havasına gücüne aura'sına hayran ama korkuyor da . Adam 60 yaşında taş ama 60 yani kıza enteresan şekilde takılıyor kendi kabul edemiyor her tür uyumsuzluğun hayvan gibi farkında . Bu itme çekme uzun süre muhtelif şekillerde devam ediyor zaten . Adamın karısı 18 sene önce ölmüş ve kadını Lukas'ın öldürdüğüne dair fısıltılar var oğlu
Boardroom SinsNicole Fox · ‎ Independently Published · 20263 okunma
Kapaktaki kimyaya yazik olmuş...
4/10
·368 syf.··
2026 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 01:30
Kitabı yarıda bıraktım.kapağı görünce bambaşka bir hikâye bekliyorsun ama içerik sıfır heyecan. Yani gerçekten, güçlü, karizmatik, tehlikeli bir adamı alıp “tatlı bir kıza aşık oldu” diye önümüze koyacaksanız, bari bunu mantıklı bir zemine oturtun. Adam neye, niye, nasıl vuruldu hiçbir şey hissetmedim. Resmen zekâya hakaret. Aşırı yüzeysel, içi boş bir düşkünlük vardı sadece. Kitap 333 sayfa, ben 250’da bıraktım. Zorla 250’ye kadar geldim, “artık bir şey olur” diye ama yok… Sürekli aynı şey: elini kızdan çek de iki cümle okuyalım Sean! Karakter mi? Adam efsane. Askeri geçmişi, cesareti, o karanlık tarafı, üstüne bir de düzen hastası olması… tam olaylık bir karakter. Onu bu hikâyeden alıp başka bir kitaba koysak, yeminle şaheser çıkar. Ama bu hikâye… resmen hayal kırıklığı. Okurken keyif almak yerine sıkıntıdan kafamı duvara vura vura ilerledim.
DovePaisley Hope · Sourcebooks Casablanca · 02 okunma
Puan vermedi·383 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 15:41
Film tadında bir kitap; okurken zihni geliştiren, yeni bakış açıları katan bir makro felsefe klasiği... ​'Makro felsefe nedir?' diye soracak olursanız: "Makro felsefe; en küçükten (mikro) en büyüğe (makro) kadar her şeyin bir bütün oluşturduğunu ve her şeyin birbirine bağlı olduğunu savunur." ​Kitapta baş karakterimiz, Amerikalı bir Vietnam gazisi olan John’dur. John, 1976 yılında yaşamını sürdürürken, bir gece uyuduğunda kendini MS 2150 yılında bulur. Her şey o kadar değişmiştir ki buradaki insanlar artık 'makro farkındalığa' erişmiş kişilerdir. Orada onu ruh eşi Lea karşılar. John ondan yeni dünyayla ilgili bilgiler edindikten sonra günümüze geri uyanır. Uyanır uyanmaz ev arkadaşı Karl’a her şeyden bahseder. Karl için buna inanmak başta oldukça güç olsa da John, MS 2150 dünyasında öğrendiği bazı yetenekleri mikro hayatında (günümüzde) sergilemeye başlayınca Karl da artık arkadaşına içtenlikle inanır. ​John artık makro dünyada kalmak istemektedir; çünkü mikro insan mutsuz ve kendini sınırlayan bir yapıdayken, makro insan çok daha gelişmiş bir varlıktır. John'un makro farkındalığa erişmiş bir 'makro insan' olmak için çok kısa bir zamanı vardır. Kitap, John’un günlüğü şeklinde ilerleyerek hem makro hem de mikro hayatta edindiği deneyimleri bizlere aktarır. Okudukça merak uyandıran, ufuk açıcı bir eser.
Duygu ve Düşünce
M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe KlasiğiThea Alexander · Akaşa Yayınları · 19971,492 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma