Nihayet, “Sully, benim gitmem gerekiyor,” dedi. “Öğrencilerin oldukça iyi, yeni gelenlere onlar da yardımda olabilirler.”
Sullivan derin bir iç çekti fakat onunla tartışmadı. Bütün söylediği, “Seni çok özleyeceğim Jonathan,” oldu.
“Ayıp ediyorsun Sully,” dedi Jonathan sitem ederek. “Mantıklı ol lütfen! Onca zaman neyi öğrenmeye çalıştık? Dostluğumuz zaman ve mekânla sınırlıysa, zamanı ve mekânı aştığımız an, kardeşliğimizin bitmesi gerekir. Zaman ve mekân kavramını aştığımıza göre istediğimiz an görüşebileceğimizi hiç düşünmüyor musun?”
Onu üzen şey yalnızlık değildi; diğer martılar uçmanın keyfine varamamış, uçmalarıyla gurur duyamamışlardı. Gözlerini azıcık aralayıp ileriye bakmayı reddetmişlerdi.
Jon, sen sürüden dışlanmış birisin. Niçin şimdi o martılardan herhangi birinin seni dinleyeceğini düşünüyorsun? Doğru olan bir atasözünü sen de biliyorsun: En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.