Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'-Bazen toplumlar hastalanabiliyor. O günün dünyasında teklik,basitlik istiyordu insanlar. Kaba kuvvetin hakim oldugu ama rahatlatıcı basitlikte bir dünyada yaşam istiyorlardı.Tek bir partinin,tek bir ırkın* ve kendileri gibi zayıf olmayan,güçlü bit liderin çeki düzen vermesini istiyorlardı.
-Çaresizliğe bakın! Sorunun temelinde zayıflık yatıyor. Ben tehlikeyi hep güçlüde görürdüm. Ama bazen zayıflık da kendi başına çok tehlikeli olabiliyor demek ki..
-Bayılıyorum senin bu yorumlarına. O sırada Hitler üstü açık bir Mercedes'le Avusturya'ya doğru yola çıktı. Öğleden sonra dört gibi doğduğu yer olan Braunau am İnn'e geldi ve çığlıklar atan bit kalabalık tarafından karşılandı. Dört saat sonra Linz şehrindeydi. Kilise çanları çaldı ve belediye binasının önünde toplanan halk hep bir ağızdan 'Tek Halk! Tek Ülke! Tek Lider!' diye bağırmaya başladı. Führer anne babasının mezarlarını ziyaret ederek oralara çiçek bıraktı. Aslında böyle bir karşılamayı, böyle bir ağırlanmayı kendisi de beklemiyordu. Avusturya'nın Almanlara boyun eğeceğini düşünüyordu ama halk bunun çok ötesine geçmişti ve Führer'i büyük sevinç içinde,sanki kurtarıcılarıymış gibi selamlıyordu. Hitler'in onları fakirlikten, zayıflıklarından ve tüm dertlerinin tek nedeni olarak gördükleri Yahudilerden kurtaracağını düşünüyorlardı.'