...Böylelikle,her geceden sonra,kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda,o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilemez oluşu içimizi ürpertiyle doldurur; ve ışık içinde nerede olduğumuzu şaşırmış bir halde,sanki dünya az önce sarsılmış ve kendi yıldızını icat etmiş gibi (!),bir teki bile bizi zamanın dışına çıkarmaya yetecek olan gözyaşlarından kaçarız.