Kuvvetli tasvirler,hem yazar hem de çizer,hem iyi bir gözlemci hem de gerçek bir sanatkâr.Meslektaşım Sabahattin Ali. :)
Akıcılığın içindeki nehirde adeta sürükleyen ,basit düşünülmüş gibi görünen ancak çok şey anlatan bir deyiş gibiydi bu kitap.
Kitabın önsözünde yazar bizden çocukken yazdığı hikâyelerin basitliğinden dolayı özür diliyor,halbuki ağaç yaşken eğilmiş..
İlk hikayeyi okumaya başladığımda Sabahattin Ali’nin betimlemelerine o kadar kapılmışım ki bunu bir roman zannederek devamının gelmesini bekledim.
Beni en çok etkileyen hikâyesi ‘Değirmen’ oldu.Aşkı için kolunu feda eden çingenenin hikâyesini anlatıyor.Okurken çingenelerin arasında dans ettiğinizi hissedebilirsiniz.
“Birden Bire Sönen Kandil” bölümündeki kandilin içindeki ışık titreşimlerini birbiri ardınca giden iki aşığa benzetmesi ve mükemmel tasvirleri…
Yazar her hikâyesinde aşk ile ölümü yaklaştırıyor, adeta ayrılmaz bir parça gibi gözler önüne seriyor.
İyi okumalar.