İrem

İrem
@bubiirmuzice
hem bilgesi hem delisi,kendi dünyasının
öğretmen
17 Haziran
11 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Abidin Dino
23 Mart 1913 Bugün kalbimde yeri ve önemi büyük bir sanatçının doğum günü. Peki neden bu kadar özel,bahsetmek isterim. Abidin Dino öncelikle hayatıma,yazılarıma,düşüncelerime ve hayata karşı duruşuma katkı da bulunmuş en büyük iki yazar ve şairimizin çok yakın ahbabıdır. Kimdir onlar ? Yaşar Kemal ve Nazım Hikmettir. Öylesine sıkı ve yıllanmış dostlukları vardır ki. Her anlarını ince ayrıntısı ile öğrenmeye ve birilerine aktarmaya gayret ettim.Çünkü çok sıkı bir bağ çok kuvvetli bir dostluktur onların ki . Nazım'ın ve Yaşar'ın birçok kitabını desenleriyle süslemiştir Dino.Fakat yazarların benim desenlerime ihtiyacı yoktur da demiştir aynı zamanda. Yaşar Kemal anlatır ; Sürgüne gönderilen Abidin Dino ile Adana'da 15 yaşındayken tanıştığını, bildiği her şeyi kendisinden öğrendiğini anlatır.Dino ve ağabeyi Arif Dino olmasaydı Yaşar Kemal de olmazdı / der ve gerçekten Dino ve ağabeyi olmasaydı Yaşar Kemal'i tanımayacaktım belki de / ve devam eder sürgün de bazen işe yarıyor. Onlar gelmeselerdi hiçbir zaman tanışamayacaklarını söyler.O'nun resimlerini görmek için Paris'teki sergiden sonra Eskişehir'e de geldiğini de söyler. Yine Nazım Hikmetle olan diyoloğunu hepimiz biliriz neredeyse Yıl 1961'dir. Abidin Dino, Nazım Hikmet ve çok sevdiği eşi Vera, Paris’te bir otel odasındalardır.Nazım gecenin bir yarısı, o sırada uyuyan eşi Vera’ya “Saman Sarısı” adlı şiirini yazar.Nazım ve Abidin, otel odalarının Sen Nehri’ni gören çatı katındaki penceresinin başındadırlar. O meşhur şiirindeki; “Abidin uçsuz bucaksız hızın renklerini döktürüyor” mısrasından, Dino’nun da o esnada bir şeyler çizdiği anlaşılmaktadır. Nazım, eşine itafen yazdığı “Saman Sarısı” adlı şiirinin içinde Dino’ya çağrıda bulunur. Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? işin kolayına kaçmadan ama gül
Edebiyat
Asosyalist isimli okura yanıt verildi
İrem
Eşi Vera Tulyakova’ya yazmıştır.Kaynakları mevcuttur :)
Reklam
Abidin Dino
23 Mart 1913 Bugün kalbimde yeri ve önemi büyük bir sanatçının doğum günü. Peki neden bu kadar özel,bahsetmek isterim. Abidin Dino öncelikle hayatıma,yazılarıma,düşüncelerime ve hayata karşı duruşuma katkı da bulunmuş en büyük iki yazar ve şairimizin çok yakın ahbabıdır. Kimdir onlar ? Yaşar Kemal ve Nazım Hikmettir. Öylesine sıkı ve yıllanmış dostlukları vardır ki. Her anlarını ince ayrıntısı ile öğrenmeye ve birilerine aktarmaya gayret ettim.Çünkü çok sıkı bir bağ çok kuvvetli bir dostluktur onların ki . Nazım'ın ve Yaşar'ın birçok kitabını desenleriyle süslemiştir Dino.Fakat yazarların benim desenlerime ihtiyacı yoktur da demiştir aynı zamanda. Yaşar Kemal anlatır ; Sürgüne gönderilen Abidin Dino ile Adana'da 15 yaşındayken tanıştığını, bildiği her şeyi kendisinden öğrendiğini anlatır.Dino ve ağabeyi Arif Dino olmasaydı Yaşar Kemal de olmazdı / der ve gerçekten Dino ve ağabeyi olmasaydı Yaşar Kemal'i tanımayacaktım belki de / ve devam eder sürgün de bazen işe yarıyor. Onlar gelmeselerdi hiçbir zaman tanışamayacaklarını söyler.O'nun resimlerini görmek için Paris'teki sergiden sonra Eskişehir'e de geldiğini de söyler. Yine Nazım Hikmetle olan diyoloğunu hepimiz biliriz neredeyse Yıl 1961'dir. Abidin Dino, Nazım Hikmet ve çok sevdiği eşi Vera, Paris’te bir otel odasındalardır.Nazım gecenin bir yarısı, o sırada uyuyan eşi Vera’ya “Saman Sarısı” adlı şiirini yazar.Nazım ve Abidin, otel odalarının Sen Nehri’ni gören çatı katındaki penceresinin başındadırlar. O meşhur şiirindeki; “Abidin uçsuz bucaksız hızın renklerini döktürüyor” mısrasından, Dino’nun da o esnada bir şeyler çizdiği anlaşılmaktadır. Nazım, eşine itafen yazdığı “Saman Sarısı” adlı şiirinin içinde Dino’ya çağrıda bulunur. Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? işin kolayına kaçmadan ama gül
Edebiyat
.e isimli okura yanıt verildi
İrem
Kesinlikle katılıyorum.Ben teşekkür ederim 🙏🏻
Zorba
10/10
·348 syf.··
2020 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 00:03
Kitaptan birkaç alıntı ile bahsetmek istiyorum.Okuyacakların heyecanlarını kaçırmadan aksine heyecanlandıracağımı düşünerek yazıyorum. Kitabı okuduğum müddetçe kendimi Nikos Kazancakis yerine koydum.Çünkü baştan aşağı bendim o. ''Hayatı bu kadar sevmiş iken nasıl olmuştu da bunca yıldır kağıt ve mürekkeplere karışmıştım ? '' dediği idim. Kendimi buldum her satırında. Zorba'yı da tıpkı onun gibi kendime dost, her söylediğini de kendime nasihat bildim.Bazen Kazancakis gibi ona sinirlensem de. Sizin de yine yazarında kendinde bahsettiği gibi; her şeyi bırakacak ve hayatınızda bir kez olsun,cesurca ve saçma bir hareket yapacak cesaretiniz yoksa Zorba'yı kendinize dost bilmelisiniz.Kim bilir belki de akıllanma zamanımız gelmiştir diyerek ; onunla gülüp,ağlayıp ve keyiflenebilirsiniz. Kitabı bitirdikten sonra öncesinde de çok severek dinlediğim bu parçayı açarak uzunca düşündüm : youtube.com/watch?v=WJqnUpl... Zorba gibi bir dostum olsaydı Kazancakis gibi yerimde saymaya devam edecek kadar cesaretsiz olur muydum ? Not : Kitabı okuduktan sonra 1964 yapımı olan Zorba The Greek filmini de izlemenizi öneririm. Ama önce kitap tabi ki! :) Çünkü Zorba'nın dostluğunu inceliğini,ancak okurken hissedebilirsiniz.
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Principessa della Luna isimli okura yanıt verildi
İrem
ben teşekkür ederim!