Ne hazin ki, bu çelişkilerle rüzgârın önünde kurumuş bir yaprak gibi savrularak zaman zaman yaşadığımı bile fark edemeyecek kadar sersemlemiş hâlimle beni yokluğa sürükleyen
hayat uçurumunun kenarına gelmiştim.
Sen Allah'a, peygambere ve kitaba mı inanıyorsun, yoksa sosyal bilgiler öğretmenine mi, diye ateş püskürmüştü.
Bütün telkinlere, baskılara ve dinsizlik propagandalarına rağmen onun Allah'a imanı dağlar gibiydi.