Perdeler, içinde korkunç bir şeyler saklarcasına karanlık pililer halinde toplanmış, kapılar her nasılsa duvarların içine gömülmüş, etrafını saran oda ise çivileri sıkıca çakılmış bir tabut gibi karartmıştı. Tek bir giriş ya da çıkış yolu yoktu, her yer alabildiğine sonsuz, ama aynı zamanda kilitliydi, sanki her şey içeri girmeye çalışıyor ve havayı, solumak bir yana ancak hırıltıyla içine çekebileceği şekilde sıkıştırıyordu.