yılmaz gülderen

yılmaz gülderen
@budalaa
köpürür düşer ya sular aşağı, çağlayan misali akar dişlerin. hani zirvelere yağar kışları, ışıl ışıl yanan o kar dişlerin. düzenli bir ordu disiplininde, tek çürük askeri yoktur içinde. ilkbahar misali her gülüşünde, papatyalar gibi açar dişlerin. bastırınca akşam kararınca tan, gökyüzü yoksunsa aydan, yıldızdan. açık perdelerden sen gülüyorsan, geceye bin ampül yakar dişlerin.
Şiir
Reklam
Kiralık ev üç oda bir salonun var. gündüz güneş misafirin, geceleri ay bir de kara sinek unutmuşlar içinde vızıldar durur. yalnız değilsin sen, kiralık ev, değilsin ben gibi. bakma öyle ne olur...
Edebiyat
Ergenlikle sek sek bitermiş derler, Halt etmişler. Ben hala devam ediyorum. Asfaltına çizgiler çizdiğim sokağın sonundaki meyhanede. Ve her seferinde “nasıl olsun abi? ” diye soran garsona; “Sek olsun” diyorum “sek...”
Edebiyat
Sayıklama seni doğuracağıma bir kalıp sabun doğuraydım, derdi anam oysa ben, o denli önemsemem kendimi tek atımlık bir tezek de olsam kafiydi a anacım, bir köy odasında yanan ani bir sağanağın altında dolaşmak her insana zulümdür hoş, yaşamayı zulüm gören ben şu çukuru dolduran bir su birikintisi de olsam -otobüs geçer üzerinden az sonra- inanın kabulümdür heyecanını taşımadım bir çocuğun denizin üstünden taşını üst üste üç kez sektiren ah, ulu tanrım; yaşamına alışamadım, beni bir taş gibi şu kentin üstünden sektirsen, koşarken apartmanların üzerinden çığlık çığlığa, yaşadım desem!
Edebiyat
Çifte vatandaş iki ülke bilirim; birbirine komşu, hudut. iki ülke bilirim; yüz ölçümleri aynı,denk. karamsarlığa yer yok, umut doludur umut. iki ülke de aynı lisanı konuşur, ikisinde de çifte vatandaşım. evim gibi başımı ortasına koyar, rahat yaşarım. ve bu iki ülke birbirine bakan iki tepedir. kamil çıbanlara benzer uçları, patlayınca cerehat değil, süt akan iki şirpençedir.
Edebiyat
Reklam