bigünah kuzuyu bile sevemezsin bazen
bahar mahar romantizmi, fasafiso
insan öyle bir noktaya gelir ki
inanmaz soluyan hiç bir şeye
mesela çiçeğin biri
çeksin kınından hançerini
vay! sende mi diyemiyorsun,
bir siz eksiktiniz sevgili çiçek
aferin, diyorsun.
şaşırmazsa kulağı uzarmış insanın
sırf bunun için alışmalısın, öyle ya
tabanca taşımasına karıncanın
şaşır, şaşır ki, vay be!.. de,
kulağın uzamasın.
pişpiriği köpekler oynasa kahvede,
kediler simitçilik yapsa;
eşekler otobüs şoförü,
keçiler taksici, koyunlar memur…
her gün yürüdüğümüz şu cadde
yılanın, çıyanın, akrebin malı…
belediye reisi serçe, il valisi fare olsa
kuaförler ceylan,
market işletenler tavşan,
kertenkeleler fırıncılık,
geyikler garsonluk etselerdi.
bizler, ah bizler olmasak!
şu namuslu hayvanlar
ne rahat ederlerdi! ..
herkes bekletiyor birilerini
belki bulunur diye
daha iyi birileri.
bunun temaşasında
iki ileri bir geri
bir geri iki ileri
dolgun dudaklı,
hokka burunlu,
iyi gelirli derken;
kaybetti şapşallar
birbirlerini.