Bence insan temelde iki şeyle sınanır: Para ve cinsellik. Kadın veya erkek, bir insanın bu iki durum karşısındaki tutumu onun erdem dediğimiz şeylere gerçekten bağlı olup olmadığını gösterir.
Büyük anneanne hiç Türkçe konuşmamış. Biliyormuş ama konuşmuyormuş.
Refik Halid'in "Eskici" hikayesindeki gibi bir tür kimlik koruması mı?
Belki öyle bir tarafı vardır. Ama bir tür kibir de olabilir. Kafkas halklarının çoğunda olduğu gibi Abhazlarda da keskin bir sınıf sistemi vardır. Bazıları kendilerini hem diğer milletlerden, hem kendi halklarının alt sınıflarından üstün görürler. Büyük anneanne de muhtemelen Karadenizli dedemi Abhaz olmadığı için küçümsüyordu, onun dilini konuşmuyordu. Dedem için ise tek bir kimlik var Türklük. Çocuklarına Abhazca konuşmayı yasaklamış.
Abhazca konuşulduğunu duyunca kıyameti koparırmış.