Tek ve küçük bir şey. Ah bunu anlatamam! Beni hala nasıl sarsıyor... İsteğin çocuksuluğu, basitliği... Bütün deneyimlerimi birden silivermesi... Galiba tam o zaman anlamıştım Nihal'e aşık olduğumu. Basit şeyler isteyince, basit şeylerden zevk almaya başlayınca, anlıyorum ki aşık olmuşum.
Ayrılıp birleşmelerle dolu yorucu bir dönem başladı. Lise fizik kitabımızın kapağındaki bilye gibi, bizde yere her çarptığımızda daha az yükseliyorduk. Sonunda, bir süre yerle bir gidip durduk. Ayrıldık.
Melahat Teyze'nin tezgahı beyaz fayanslı mutfağında çay demlemek, acılı kardeşlere ve gelen gidene uak tefek bir şeyler hazırlamak ikimize düşmüş, bu da aslında bize iyi gelmişti: Hareket etmezsen acı üzerinde birikir.
Yanıtlarımla da yetinmez, "Gerçekten mi?" dersin, "Ciddi misin?" ya da "Yemin et!" Bir kez daha onaylatmak istersin. Sana bütün soruların için tek bir yanıt vermeye kalkışmak, "Söyledim ya!" diye kestirip atmak ne kaba ve aptalca bir davranış olurdu! Tekrarın ve hayatın güzelliğini reddetmek olurdu. Hayat tekrardan ibarettir çünkü. Hayatın gücü tekrarın gücüdür. Günlerin, ayların, mevsimlerin gücü.