-vedalar zordur-
gidenin ayak sesleri,
içinde bir bir sönen sokakların yankısıdır.
ışığı unutmuş bir şehir gibi kalırsın;
müzik susar,
zaman bile nefesini tutar.
gözlerin bir boşluğa asılı durur,
“yine mi eksildik?”
diye fısıldarsın kendi kendine;
kimsenin bilmediği o küçük yaraların
tavan arasından sarkar,
tutunacak yer arar sözlerin.
vedalar var ya…
hiçbirinin kapısı yumuşak kapanmaz.
kalbine çarpar önce,
sonra evin içindeki bütün sessizlik,
bir anda başlar gürültü yapmaya.
zordur vedalar;
iki bakışı aynı çizgide buluşturamaz,
iki kelimeyi yan yana getiremezsin.
ruhunda gülmeye benzeyen ne varsa
bir bedene hapsolur,
nabızdan ibaret kalır.
gitme demek istersin,
ama dilinin ucunda bekleyen o lanet gurur