Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "VİATOR'UN GÜNCESİ" //ALINTILAR #Bazı hikâyeler sona erdiğinde, orada bırakılmalıdır. Çünkü bazı sonlar, hakiki bir sondan fazlasıdır... #Yazmaktansa yaşamak isterdi belki... #Her daim kendi kendinin terapisti olmuştu... #Sıkıcı hayatına renk katmak için geldim... #Umdum ki, beni benden nefret edecek kadar sevmemiştir... #Bir canavarın evi, zihninizin içi ise onu siz durduramazsınız... #Belki de kendim dahil, insan ırkından nefret ediyorumdur... #Ne yaparsak yapalım, herkes bir kusur bulur... #İnsanlar böyledir. Merak ederler ama yardım etmezler... #Birbirine niçin sahip olduğunu bilmeyen iki yabancıydık... #Hayat böyle demek ki. İstediğin şey hep değişiyor... #Hissettiği derin yalnızlık bir yere varmıyor, yalnızca yük oluyordu... #Ben onun hikayesiyim... #Büyümek, küçükken olduğun kişinin gözünün yaşına bakmadan onu kaldırıp atmaktır... #Güneş'e uçarsan kanatların yanacak... #İnsanlar düzen bozar... #Birini hissetmek, onun tenine dokunmaktan fazlasıdır... #Tüm dünya seni anlamış. Tek sen, seni anlamamışsın... #Dünya üzerinde o kadar farklı hayat var ki... #Tek söyleyebildiği Türkçedeki beş harfli, en hayırsız kelimenin tekrarıydı. Hayır... Hayır... Hayır... #Umursamazlığı seçmezdim,eğer umursamak bir çözüm olsaydı... #Senin için gökyüzünü yerinden oynatacağım... #Her birimizin birbirinden farklı bir o kadar da aynı hikayesi var... #Tıpkı ayakkabılarımız gibi biz büyüdükçe kendi hayatlarımız hakkında anlattığımız hikayeler de büyür... #Onunla gülmek, hayatımın en parlak saniyeleriydi... #Beni ışığa yönlendirsin,aşkını bana bulaştırsın istiyordum... #Gerçeklik hele ki bize sırtını dönerse çok kırılgan bir şeydir...
Viator'un Güncesiİncigül Bayten · Theseus Yayınevi · 20268 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Yeni Kitabım Buğraz şimdi Ulysses Yayınları’nda imzalı ön satışta! Şimdiden keyifli okumalar. Konusu: Spor salonunun kalabalığında, birbirinden uzak iki hayat Biri havada süzülen zarafetiyle tanınan her hareketiyle disiplin ve tutku kokan Buğlem. Diğeri pota altında gövde gösterisi yapan kibirli bakışları ve etkileyici gülüşüyle tanınan Poyraz. Bir cümleyle başladı her şey. Onlar kazanmak için yarışırken, kalpleri başka bir oyunun içinde kayboldu. “Sen potaya odaklanıyordun, ben dengeye… Ama ikimiz de farkında olmadan birbirimize kilitlendik. Belki de hayat, en güzel dengesini tam da orada buldu. Senin bakışlarında, benim kararlılığımda.”
1000Kitap
BuğrazBüşra Sayın · Ulysses Yayınları · 20259 okunma
Reklam
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 196. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 00:00
"FISILTILAR" “...Hastanedeyim. Mavi sandığımın son parçasını tamamlamaya ömrüm yetsin inşallah. Fısıldandığında uçar gider hikâyeler ama yazıldığında ölmez gibi geliyor bana. Onlar kaybolursa ben de kaybolurum. Gereğinden fazla yaşadım. Yine de bu ölümsüzlük arzusu nedir? Bir kez daha adımın bu dünyada geçmesine duyduğum arzu. Yazıyorum. Sen beni bul diye yazıyorum. Fısıltılarıma kulak ver! Yok olmama izin verme!” Her hayat, anlatılmayı bekleyen bir hikâyedir. Bazense o hikâyeler, fısıltılarla başlar; duyulmayı, yazılmayı bekler. Yazdıklarımız, bıraktığımız izler, yaşadığımız anlar… Hepsi bir araya geldiğinde, hayatın anlamı ve bizim varoluşumuz ortaya çıkıyor. Güçlü, ezilen, kendini ailesine, eşine, çocuklarına adayan; hatta bazen kendi kararlarını bile sorgulamaktan çekinen kadınların hikâyesi bu kitapta… Genç bir Fransızca öğretmeni olan Özge, hayatını yeniden kurma çabası içindeyken, geçmişin derinliklerinden gelen bir sürprizle karşılaşıyor. Onu sürükleyen, geçmişin izlerini taşıyan Buğlem Hanım’ın hikâyesi… Bu yolculuk sadece tarihî bir keşif değil, Özge’nin kendi iç dünyasındaki karmaşayı çözmesine ve bilinmeyen aile sırlarıyla yüzleşmesine de ışık tutuyor. Özge, hayatını yeniden şekillendirmeye çalışırken beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Fransa’da doktor Burç ile gizlice evlenir ve Türkiye’ye dönerler. Anlaşmazlıklar sonrası Özge, yalnız yaşamayı tercih eder. Babasının aldığı eski bir yalıda yaşamaya başlar. Evin deposundaki mobilyaları günlerce araştırıp kullanıma hazırlar. Yalının girişinde kafası kopmuş bir aslan heykeli ve onun altında saklı mavi bir sandık bulur. Sandığı açınca, 1800’lerin ortalarında yaşamış Buğlem Hanım’ın hayatına tanıklık ederiz. 16 yaşında bir paşaya evlendirilmiş, çocukları olmuş ve aşkı ancak onunla tanımıştır. Kocası Jön
Edebiyat
FısıltılarOya Akçizmeci · Ayrıkotu Yayınları · 20226 okunma
9/10
·928 syf.··
2025 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 23:36
Eğer hâlâ bu kitapla ilgili spoiler yememiş şanslı bireylerdenseniz bu incelemeyi okumamanızı öneriyorum. BOYDAN BOYA SPOİLER VAR !!!!!!!! Bu inceleme ne derecede objektif olabilir bilemiyorum. Beyaz Leke'nin bendeki çok ayrı. Ocak ayında ilk kitabını okumaya başlamadan önceki gün babam eve solmuş ölmek üzere olan bir saksı bitkisi getirmiş; belki yaşatabiliriz, yeşertebiliriz demişti. Sonraki akşam kitabı okumaya başladım ve başında Tugay Eftalya'ya bir dalı solmuş bir orkide göndererek diğer dalını canlandırmasını istemişti. O orkide seri boyunca özgürlüğün simgesi oldu. Bu yaşadığım deja vu seri ile olan bağımı garip bir biçimde arttırdı diyebilirim. Eksikleri illaki var. Birinci kitaptakileri kafamda daha net değerlendirebiliyordum ama bu kitabı yeni bitirdiğimden midir yoksa son 70 sayfanın bende bıraktığı etkiden midir bilinmez aklımda sadece "Giray'a nolacak?" "Nida büyüyünce nasıl olacak?" gibi düşünceler var. İkinci kitap çıkınca o kadar çok spoiler yemiştim ki okurken keyif almam gibi düşünmüştüm. Sadece sonu değil; hainin Ufuk olması, Defne ile kardeş olmaları, Sinan'ın üstünde dinleyici olduğu, Lena'nın hikayedeki rolü vs. birçok şeyi biliyordum. Ama yine de o kadar çok ağladım ve o kadar çok hissettim ki kitabı okurken. Karakter gelişimi açısından beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Eftalya'nın Hakim Ali'yi öldürürken eli titreyen kadından gözünü bile kırpmadan onlarca insanı vurduğu evreye gelmesi, acılarının ve yaşadıklarının onu güçlendirdiğini gösterdi bize. Sonlara doğru da yaşadıkları yenilgi olsun Defne'nin ihanetini onun ağzından dinlerken olsun zaaflarımızın bizi güçsüzlendirdiğini anlattı yazarımız. Eftalya önce babasını sonra annesini en son ise kardeşi Meryem'i kaybetti. Birçok zaafı olan karakterdi ama zaafları azaldıkça güçlendiğini
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,832 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2025 65. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 17:08
Merhabalar. Çok begenerek okuduğum bir romanla geldim. Bir su romanı. Hz. Adem'den Peygamberimize kadar yaşanan hadiseleri suyun dilinden okuyacaksınız. Hadiselere çok başka gözle bakmaya, suyun önemini ve mahiyetini, bazı hadiselerle bağlantısını keşfedecek ve beraber yolculuğa çıkacaksınız. Ve bir Derviş. Arayış içinde olan ve yolculuğunda bize hitap eden güzel nasihatlarıyla bir Derviş... En çok ben seni merak ettim, hayatın, yolculuğun, sükunetin.... Ne diye bilirim ki. Seni okuyunca, seninle ağladım, seninle sessizleştim, seninle sevdim, seninle üzüldüm....
Alıntı
BuğlemŞener İşleyen · Az Kitap Yayınları · 201958 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 165. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 09:42
Merhabalar sevgili dostlarım Bugun size çok severek okuduğum bir yazarın,harika bir kitabıyla geldim . Oya Akçizmeci nin okuduğum dördüncü kitabı bu ve gerçekten hangisi diye sorsanız seçim yapamam ,hepsi birbirinden güzel. Ben böyle çift zamanlı ilerleyen hikayeleri çok severim her zaman .Bu kitapta da kah 1800 lerin sonlarına Cunhuriyetin ilk yıllarına tanıklık ettik ,kah günümüze yakın dönemlere. Ve ana tema kadınlar... Güçlü kadınlar, ezilen kadınlar, kendilerini ailelerine , eşlerine,çocuklarına adayan ve kendi kararlarını bile sorgulamaktan kaçınan kadınlar.. Özge aileden gelen doktorluk mesleğini istemeyerek Fransızca öğretmenliği okumuş. Eğitim için gittiği Fransa da bir doktor olan Burç la ailesinden habersiz evlenmiş. Türkiye ye tekrar dönmüşler. Sonrasında anlaşamadıkları konular olmuş ve Özge tek yaşamak istemiş. Babası Agah Bey eski bir yalı alıp, Özge yi oraya oturtmuş. Özge de benim gibi eskiye hayran, başlamış evin deposunda ki mobilyaları kullanılır hale getirtip kullanmaya .Her yeri günlerce araştırmış. Yalının girişinde kafası kopmuş bir aslan Heykeli var .Onu kaldırmak istediklerinde altından mavi bir sandık çıkmış. Ve sandığı açılınca Buglem Hanımla tanışıyoruz. 1800 lerin ortaları. Buglem Hanım çocukluğunu anlatıyor önce. Bir Paşa yla evlendiriliyor 16 sında. Onun için aşk bu ,çünkü başka görmemiş. İki oğlu oluyor .Bu sırada Devleti Aliyye de olanlara da taniklik ediyoruz .Kocası Jön Türkler akımına katılıyor. Iki oğluyla Paris e kaçıyor ve Buglem Hanım yalnız kalıyor. Sonra yaşadıkları herkesin kaldırabilecegi şeyler degil .Yaşadıklarını sandığa anlatip kapagini kapatmis hep .Bütün bunları yazdığı defteri ve eşyaları sandığa koyup kaldırmış. İşte Özge bu sandığı bulduktan sonra evde fısıltilar duymaya ve onun hayalini görmeye başlıyor.
FısıltılarOya Akçizmeci · Ayrıkotu Yayınları · 20226 okunma
Reklam
Reklam