seyahat etmek, sürekli doğup ölmek gibidir. belki de yolcu bu değişen ufuklarla insan hayatı arasında bit yakınlık olduğunu düşünüyordu. hayatta çok şey sürekli olarak bizden kaçıyor. gölgeler; aydınlığı, ışığı kovalar. insan bakar, koşar, durmak ister, el uzatır fakat geçip gidenleri yakalayamaz. her olay, bir yol kavşağı gibidir. insan birden yaşlandığını fark eder, her yer artık onun için karanlıktır. bizi meçhule götüren, sürükleyen hayatımızın atı, birden durur. peçeli ve bilinmeyen birinin atı gölgelerde süzülerek uzaklaşır.