Sabah işe gitmek için uyandığımda kahvaltının hazır olduğunu gördüm. Kadife sabahlığıyla beni kahvaltı masasında bekliyordu Neriman Hanım. "Günaydın canım" dedi bana. Bu yaşıma kadar anam dahil kimse bana "günaydın canım" dememiştir. Keyfi yerindeyse "Kalktın mı len" derdi, o kadar.
Yoksulların birbirlerine verebilecekleri tavsiyeleri dahi yoktur, ancak aynı ekmeği bölüşmek gibi bir cömertlikle aynı kaderi bölüşebilir, en büyük parçanın kendilerine düşmesine sevinebilirler.
Sırtını dayayabileceği bir babaya öyle ihtiyacı vardı ki, yıllar boyu ördüğü bütün duvarları kendine baba diye ördü. Her ördüğü duvarın önüne çöküp yaslanır ve bir yorgunluk sigarası içerdi.
...
(Sırtındaki) o elin yokluğunu tuğlalarla, duvarlarla doldurmaya çalışırdı. Ama ördüğü hiçbir duvarı yanında taşıyamazdı.