Ben hayatımda hiç kimseye yük olmak istemedim. Çok insanın yükünü taşıdım. Ağır yük taşımak nedir bilirim. Herkesin gözünde ve gönlünde bir tüy gibi hafif durmak... Hepsi bu kadardı...
Ama gitmek... Gidebilmek evet... O farklı bir savaşı gerektiriyordu. Kalmak gibi... Kalmaktan başka türlüsünü yapamamak gibi. Kalmanın gerektirdiği yalnızlığı her gününe sessizce nakşetmek gibi...
Bir keresinde buldukları bir kuş ölüsünü sessizce gömmüşlerdi. "Her uçuşun bir hikayesi vardır. Bir sonu da... En güzeli de budur... Bir sonun olması... Bu sonun nerede ve ne zaman geleceğinin bilinmemesi... Marifet uçuşun hakkını verebilmekte," demişti bu küçük tören esnasında.
L'Ange Bleu... Friedrich Mann... Bulmuştu. Bulması iyi miydi? Romanı anlatılanları sindirmeye çalışarak okumuştu. Ağlayarak. Çok ağlayarak... Sorma sırası ondaydı... Mavi Melek'in hikayesini biliyor muydu?