Sürgün edileni insanlığın geri kalanından soyutlayan şey, onun mülteci kampına nereden geldiği değil, nereye gidemediğidir. Yani başka bir yere gitmenin yasaklanması ya da pratikte imkansızlaşmasıdır.
Bugün bir yolculuk yaptım
Biraz nefes alsın diye
Kendi haline bıraktığım geçmişime.
Açtım bazanın altındaki
Ve şuradaki buradaki mektuplarını.
Bir şeyler itiraf etmeliydim.
Etmeliydim ki
Affedebileyim
Hem kendimi, hem seni.
Okudukça hatırlıyorum
Ne çok beğenirdim kalemini.
Okumaya devam ettikçe görüyorum
Merhametten bozma sevgini.
Hatırlar mısın bilmem
Bana bahsettiğin bir tekne vardı
Hiçbir dalganın deviremeyeceği
Bir tekne vardı
Sadece orada güvende hissettiğin
Bir tekne vardı
Evet
Ama
O teknede ben yoktum.
Bir tek ne vardı biliyor musun?
Sen...
Ben yoktum o teknede
Belki bir balıkçıydım
Oralardan geçtiğine tanıklık ettiğin
Bir iki lafın belini kırmıştık belki
İçinden gelmemişti
Kendin gibi olmak bile.