Buğrahan Berk Karabıyık

Buğrahan Berk Karabıyık
@bugrahanberk
Siyah bir beyaz turna.
Gazeteci/Editör
İstanbul
11 Nisan 1997
15 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Günlük
Yalnız düşünceye soyundum bugün. İçimde bir yerlerde acımak isteyen, bir yer vardı. Uzun süredir ihmal ettiğim. Buz tutsun diye soğuk tuttuğum. İçten içe kızgın bir lav gibi akmak isteyen. Hüzünlü şarkılar dinledim, hiçbirinin hüznü içimde soğutmaya çalıştığım sen gibi akmadı zihnimde. Sanıyorum bugün fena bir şeyler oldu, sormaya da korkuyorum. Eskisi kadar sarsmıyor hiçbir şey. Uzun süredir ihmal ettiğim için mi, buz tuttuğum için mi kestiremiyorum. Ya da mesela bu bir illüzyon mu? Vertigom yine kendini göstermeye başladı. Her şey birazcık dönüyor bugünlerde. Senin dışında.
Reklam
Günlük
Bugün bir arkadaşımın babası öldü. Ondan bir parça yetimlik miras kaldı bana da. Kendi hissettiğim acıyı düşündüm. Bir de arkadaşımınkini düşünmeye çalıştım. Hayatından çok büyük bir parça eksilmiş olmalıydı. Babamla hiçbir zaman düzelmeyen aramı düşündüm. La Belle Epoque filmindeki o Fransız adamı düşündüm. Babasıyla geçen son gününü tekrar tekrar yaşamak için bir cast ekibine tonlarca para verip her gün babasıyla son gününü tekrar yaşayan o pişman Fransız adamı düşündüm. Bir sigara yaktım. Babamın kokusunu düşündüm, hatırlamıyordum. O Fransız adam babasının kokusunu hatırlıyor muydu? Peki ya arkadaşım? Babasının kokusunu hatırlayan herkesi kıskanıyordum. Zaten bir erkeği sadece babası kıskanmaz demişti vaktinde biri. Artık arkadaşımı herkes kıskanacaktı. Ve daha kötüsü Fransız adam gibi babası aklına geldiğinde tek hatırladığı koku toprak kokusu olacaktı. Bir rivayete göre babalar da topraktan yaratılmıştı ama oğullar babalarına toprağı hiç yakıştıramamıştı.
Laylamur'dan Mektuplar pt.2
Umutların, enerjin o kadar yüksek ve o kadar kendini kanıtlama ihtiyacı hissetmeden yürüyorsun ki insanlara doğru, sadece sana imreniyorum. Tek sevmediğim şey beni imrendirmen olabilir bak. Çoğu zaman aynı dili konuştuğumuzu düşünüyorum, ki bu ne kadar zordur bilirsin.
Laylamur'a mektuplar pt.2
Affetmek bana kalırsa içimizdeki çocuğun sesinin ne kadar gür olduğu ile ilgili bir mesele. Affetmek en az önyargılarımız kadar çocukluk barındırıyor biraz düşününce. Sen de takdir edersin ki bugün olduğumuz kişinin tüm cam gibi keskin gözüken önyargıları çocukluğumuzda oluştu ve zamanla kabuk bağladı. Affetmek de önyargılarımızı oluşturduğumuz o “hep özlem duyduğumuz” çocukluk döneminde daha kolaydı, zamanla hem yargılarımız hem önyargılarımız kabuk bağladıkça affetmek zorlaştı. Buna büyüdük dedik. Artık ağırıma gidiyor dedik. Ya da bu manaya gelen binbir cümleden birini söyledik.
Laylamur'a mektuplar pt.1
İkinci bir hayat formülünü ben bulup sana söyleyene kadar daha çok sev, daha çok affet. Söz bir gün bulacağım. Sonsuza kadar sürmeyecek.
Reklam