Acı, hüzün, erginlik sebebidir; acı çeken, hüzünlenen erginleşir. Acılar zekayı biler; hüzün duyguları derinleştirir. Bundan dolayıdır ki, bir milleti millet yapan sevinçler değil acılardır; zaferler değil mağlubiyetlerdir.
Dini edeb, dünyevi edeb, içtimai edeb, ahlaki edeb, ilmi edeb, mesleki edeb, tasavvufi edeb; kısaca, hayat bilgisi… Bu da insanın hayata doğmasın, hayat içerisinde bizatihi kişi olmasının bir sonucudur.
Edeb hem davranışta hem de bilgide adaleti gerçekleştirmek, zulmü ise defetmek; hatta her ikisine yönelimi mümkün kılan unsurlardan kaçınmak olarak görülebilir.