Kalabalıkta konuşmalar kesilince herkesin başı önüne düşüyor, herkes derin düşüncelere dalıyordu. Yazgı kendilerine neler hazırlamıştı acaba? Akıllara gelen hep aynıydı: Kendi yakınları dönecek miydi? Bekleyişlerinin karşılığını görecekler miydi? Çünkü yaşamları, gelecekleri bu sorunun karşılığına bağlıydı.
"Her söz zamanında söylenir" derler. Öyledir, kızgın demir gibi dövülmeye hazır nice söz zamanı geçince tavını yitirir, katılaşır; dışarı atıp kurtulmak istediğin halde taş kesilir, yüreğine oturur.