"Siz çocuğu kendi içinizde ne kadar çok severseniz sevin, bu sevgi, çocuğu olduğu şey olarak kabul etmekle birleşmiyorsa ve çocuğa sevildiğini ve kabul edildiğini hissetirmiyorsa, işlevsizdir. Çok insan, bir başkasını yeterince seviyordur. Ama gereğince sevmek, işte bu az sayıda kişinin harcı olan bir şey."
Kitap ezberlerin ötesinde çok farklı bir eser. Daha önce böylesi sert yargı ve eleştirilere yer veren bir kitap okumamıştım. Bazı noktalar geldi ki şaşkınlığımı gizleyemedim. Günlük hayatta normalize ettiğimiz şeylere bambaşka bakış açısıyla bakan bir kalem Nihan Kaya. Kitabın bazı kısımları var ki çok aşırı beğendim ve yine kitabın bazı kısımları var ki çok abartılı buldum. Çok sarsıcı bir kitap aslında okurken insanın hayatta normal sandığı davranışları sorgulatan bir eser. İster istemez kitabı okurken sorguluyorsunuz. Aslında okuyan her insanın bir şeyler kapabileceği ve kendi hayatından kesitler bulabileceği bir kitap. Kendi hayatımdan da bir çok kesitler buldum kitapta. Okurken bazı şeyleri hazmetmem bile güç oldu. Düşünürek kafamda tartarak yavaş okudum kitabı. Nihan Kaya bu kitabı Alice Miller'dan etkilenerek ve esinlenerek yazmış. Kitabı okurken sanki Alice Miller okuyormuş gibi de hissetmedim değil çünkü kitabın nerdeyse yarısı Alice Miller' in kitaplarından kesitlerle dolu. Gördüğüm kadarıyla Alice Miller'i ilham almış ve izinden gitme çabasında. Bazı noktalarda fazla öznel eleştiri yaptığını düşünüyorum ve okurken hak verdiğim bir çok yer varken bazı kısımlarda da aynı şeyi tekrar ettiğini ve bilgi konusunda biraz daha yetersiz kalıp Alice Miller'ın kesitleriyle desteklediğini görüyorum. Yazarın İyi Toplum Yoktur ve Bütün Çocuklar İyidir kitaplarını da okumuştum. Kitap bana ne kattı bunu kelimelere dökmem ifade etmem kısıtlı ama bu kitap için okurken yaşadım kitabı demek abartı olmaz heralde. Farkındalık için çocukluk travmalarımızla yüzleşmemiz için ve iyi bir ebeveyn olabilmek için mutlaka okunulması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.