"Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez." (Buhârî, Edeb 11) Efendimiz (s.a.v) (Hadis)
Din İslam
📿 “Ben dünyada ve âhirette Meryem oğlu İsa'ya insanların en yakın olanıyım. Peygamberler, ataları bir, anneleri ayrı kardeştirler. Dinleri ise tektir.” Buhârî, Enbiyâ, 48
Din İslam
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şüphesiz benim rahmetim, gazabıma galip gelmiştir.'" (Buhâri, Tevhid 15; Müslim, Tevbe 14)
Din
Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: “Allah’ım! Cehennem azabından, cehennem fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım.” (Buhârî, 6368)
Din İslam
Allah'ın Resulü ﷺ şöyle buyurdu: ‎​《العين حق》 "Nazar haktır. [Buhari, 5740] ​İbn Hacer el-Askalani şöyle demiştir: ​"Nazar, içinde hiçbir haset (kıskançlık) olmasa bile, sadece sırf bir hayranlık/beğeni sebebiyle de meydana gelebilir. Hatta bu durum, etkilenen kişiyi seven birinden veya salih (hayırlı) bir kimseden bile kaynaklanabilir. Bu yüzden, bir şeyi beğenen veya ona hayran kalan kimse, kendisini etkileyen o şey için derhal bereket duasında bulunmalıdır (Barakallah, Maşallah vb.). Bu durum, kendisinden sadır olabilecek nazara karşı bir koruma ve şifa vesilesi olur." ​ [Fethu'l-Bari, 10/205] ​İbnu'l-Kayyim şöyle demiştir: ​"Nazarın etkisi, mutlaka bakan kişinin o şeyi kendi gözleriyle görmesine bağlı değildir. Kör bir insan bile, kendisine bir şey tarif edildiğinde bundan etkilenebilir ve tarif edilen şeye nazarı değebilir. Nazarı değen birçok insan, etkilenen kişiyi hiç görmemiş olsa bile, sadece kendisine yapılan bir tasvir (anlatım) üzerinden onu etkiler." ​📚 [Zadu'l-Meâd, 1/154]
Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın Çiçeği: Hz. Fâtıma Radiyallahü Anha
Hazret-i Fâtıma Radiyallahü Anha annemiz; İslam tarihinin en müstesna, en zarif, en asil ve en örnek şahsiyetlerinden biridir. O, Hazret-i Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem'in en küçük kızı, Ehl-i Beyt'in mukaddes öncüsü ve soyunu kıyamete kadar devam ettiren mübarek bir neslin anasıdır. Ahlakı, sabrı, derin ibadet hayatı, mütevazı aile yaşantısı, ilmi kişiliği ve zühdüyle tüm İslam alemine rehber olmuştur. Manevi mertebesini simgeleyen iki büyük lakabı vardır: Yüzündeki benzersiz nur ve parlaklık sebebiyle "Zehra" (bembeyaz, nur yüzlü, parlak çiçek); dünya zevklerinden tamamen el-etek çekip kendini ibadete ve Allah'a adadığı için de "Betül" unvanlarıyla anılmıştır. Ehl-i Sünnet kaynaklarının ve sahih rivayetlerin ışığında, onun aziz, bereketli ve mucizelerle dolu hayatını şu şekilde hülasa edebiliriz: 1. Çocukluğu, Gençlik Yılları ve "Ümmü Ebîhâ" Mertebesi Hazret-i Fâtıma Radiyallahü Anha, Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem'e nübüvvet (peygamberlik) vazifesinin verilmesinden kısa bir süre önce, Mekke-i Mükerreme'de dünyaya gözlerini açtı. Annesi, mü'minlerin annesi, sadakat ve fedakârlık timsali Hazret-i Hatice Radiyallahü Anha'dır. Çocukluk yılları, İslam’ın Mekke sokaklarında yayılmaya başladığı ve müşriklerin Müslümanlara en ağır, en acımasız baskıları uyguladığı çileli bir döneme denk geldi. Henüz küçük bir kız çocuğuyken, Kabe'de huşu içinde namaz kılan babasının üzerine müşrikler tarafından haince deve işkembesi atıldığında, feryat ederek ve ağlayarak koşan o olmuştur. O ağır pislikleri babasının sırtından kendi küçük elleriyle temizlemiş, ardından zalim müşriklere karşı dimdik durmuştur. Annesi Hazret-i Hatice Radiyallahü Anha'nın vefatıyla evde büyük bir boşluk doğduğunda, derin hüznüne rağmen adeta küçük yaşta babasının dert ortağı,
Din İslam