Kazandığımı sanıyordum. Meğer kaybetmişim.”
Uzun zaman böyle düşündü Rita.
Kibirliydi, evet. Ama seviyordu bu kibri. Çünkü o kibir, insanlarla arasına mesafe koyuyordu.
Yaralanmasın diye dikenlerini bile bile uzatmıştı.
Kimse yaklaşmasın diye…
Şimdi tuvalette, dizinde sigarası, buruşmuş ellerine bakıyor.
Bir zamanlar ne kadar narindi o eller, ne kadar talepkâr…
Şimdi kimseye uzanmıyor, kendine bile.
O sırada, hayatında ona gerçekten eşlik eden tek canlı geliyor yanına — en sevdiği kedisi, Buko.
Sessizce dizine sürtünüyor.
Ve o an, bir cümle düşüyor aklına, Bukowski’den:
“O küçük yaşam kıvılcımı… ona sarıl. Senden almayacakları tek şey.”
İçinden geçiriyor:
“Evet lan… hayat bok gibi. Ama ilk kaybeden ben değilim. Hem belki de kazandım sanırken en çok o zaman kaybettim.”
Ve dumanla birlikte bırakıyor kelimeleri:
“Kibir, bazen en zarif zırh…🦋