Buko ile terapisiz barışma hikayem :)))
10/10
·272 syf.·
2026 49. kitabı
Evet, bir Buko kitabının daha sonuna geldik… Sağ çıktım sayılır. Şimdi gelelim bende bıraktığı hasara..pardon, hislere. İlk okuduğum Kadınlar kitabında, “Bu adam kesin çocukken hayat tarafından güzelce hırpalanmış” demiştim. Meğer az bile söylemişim. Bu kitapta Buko’nun çocukluğundan yetişkinliğine kadar olan hayatını öyle bir anlatıyor ki, insan ister istemez “bir insanın sabrı burada test ediliyor” diye düşünüyor. Kendisi zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş..hani şu “zor” kelimesinin bile yetersiz kaldığı türden. Ailesi sayesinde “kötü ebeveynlik” nasıl olunurun cevabını almış oldum.Babasının uyguladığı şiddet sahnelerinde insanın içinden pek de edebi olmayan tepkiler vermek geliyor.Mesela Buko’ya her kayış darbesinde ,gidip o adamın kafasını klozete sokasım geldi.Çünkü anca böyle adamlar bok çukurunda yaşamayı hak ediyor.Diyelim ki, okurken sinir katsayım yer yer tavana vurdu. Sonra sosyal hayatı… Dışlanmalar, aşağılanmalar, görmezden gelinmeler. Özellikle kadınlar tarafından reddedilmesi, ileride kadınlara karşı geliştirdiği o meşhur “romantik sayılmaz” bakış açısının altyapısını gayet güzel döşemiş. Yani adamın duygusal evrimi: travma,öfke,umursamazlık şeklinde ilerlemiş.. Ama hakkını yemeyelim; bu kadar karanlığın içinde hayvanlara karşı gösterdiği merhamet, “demek ki tamamen kaybolmamış” dedirtiyor. Küçük ama etkili bir artı puan. Kısacası, bu kitapla birlikte Bukocum ile aramızdaki soğuk savaş sona erdi. Şimdilik ateşkes ilan ettik. Sırada diğer kitapları var;bakalım barış anlaşması kalıcı mı olacak, yoksa yine kavga mı edeceğiz. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri. Sevgiyle kalın… ve mümkünse daha az travmayla.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Bay Buko ve Kedicikleri :))))
4/10
·320 syf.·
2026 45. kitabı
Evet Bay Buko, sahne artık benim. Gerçekten merak ediyorum: Kendinle baş başa kaldığında da bu kadar katlanılmaz mısın? Sanki hayata geliş amacın “içmek, dağıtmak ve yanlış insanlarla doğru olmayan ilişkiler kurmak” üzerine kurulmuş bir proje gibi. Senden iliklerime kadar nefret ettim… ama itiraf edeyim, bir yandan da “Bu adamın çocukluğunda ne oldu acaba?” diye düşünmeden edemedim. Ciddi söylüyorum, iyi bir psikiyatrist seni çözmeye çalışırken tez yazar. Kitaba gelirsek… Adı kadınlar olabilir ama konu kesinlikle kadınlar değil. Daha çok “Buko ve bitmek bilmeyen kaosu.” Sürekli aynı tip ilişkiler, aynı döngüler… İnsan bir noktadan sonra “Acaba sorun evrende değil de sende olabilir mi?” diye sormak istiyor. Bir de denk geldiğin kadın profili… Hep alkolik, hep duman altı, hep olaylı. İyi de sevgili Buko, dünyada evinde sakince yemek yapan kadınlar da var. Onların günahı ne :)) Kitabı okudukça midem bulandı, midem bulandıkça kitabı bırakayım dedim ama inat ettim. Sonunda kazanan mide oldu. Okunmalı mı? Bence… midenize güveniyorsanız deneyin, yoksa uzaktan selam verip geçin. Sırada başka bir kitabın var. Umarım bu kadar “sarsıcı” değildir diyerek sana el sallıyorum Bay Buko. Sevgiyle kalın :)
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20244,252 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Buko
Puan vermedi·320 syf.··
2024 1. kitabı
Biraz hatta fazlasıyla sıkıcı bir kitap fakat bakış olarak insanı farklı perspektiflerde bakmaya alıştıran ve yönelten bir eser.Bukowski'nin birçok romanında olduğu gibi burda da depresif ve alkol temalı bir hava hakimdir ve bu havanın üstesinden gelmek için de kadınları kullanmıştır.bu kullanımla da ayrıca doğru ve iyi kadını aramaya çalışmıştır.Lydia ile olan ilişkisinde toksik ilişkinin ne olduğunu tamamen anlatmak istemiştir ki her ne olursa olsun lydia tarafından hep suçludur .Doğru kadını ararken birçok kadınla birlikte olmuştur ancak yine de bu arayışları sonuçsuz kalmıştır .Alkole olan düşkünlüğünü de gözlemlediğimiz Bukowski alkolle oldukca bağlıdır öyle olucak ki hayatındaki heyecanı alkole ve hayatına girip çıkan kadınlara borçludur
Düşünce
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,252 okunma
Benimde yaptığım işler buko kadar çok olmasada baya hatrı sayılır düzeyde
Puan vermedi·160 syf.··
2022 4. kitabı
Bukowski yaşam tarzimla uyumlu bir yazar, bu kadar fazla işi denemesinin sebebi hepsi aynı bok olduğundan daha iyiyi bulma çabasından, neden bir piyanist değilim yada bir yargıç, boktan işler sadece hayatta kalabilmek için çekilir hayatınızı elinizden alir.
Hayata Dair
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,542 okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2022 75. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2022 10:48
Kitabı beğenmedim.Bir erkeğin(Hank)gelişim sürecini( ya da gelişememe sürecini mi deseydim )anlattığı kitap.Sonunda Buko’yla tanıştım.Kitabın başı bir ergenlik dönemi oğlanını anlattığından mı bilmem antipatik ve sıkıcı geldi.Sonuna doğru sarmaya başladı derken kitap bam diye bitiverdi.Kitabı özetlersek Buko hemcinslerinin dünyasını cok yalın bir şekilde ortaya dökmüştü, samimi geldi.Hiç büyümüyorsunuz ve dost acı söyleyecekse karsı cins hep zayıf noktanız.Kızmayın be! Charles Bukowski
1000Kitap
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Nereye kadar be moruk?
7/10
·224 syf.··
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 20:02
Pis morukla ilk tanışma kitabım. Edebiyat dünyasına şiirleriyle giriş yapan Buko'nun öykü kitabı. Bel soğukluğu, HPV ve türevi cinsel hastalık virüslerine ekmek banıp yemiş olan moruğun kadın-seks-alkol üçlemesinde "gidip geldiği" :) hikayeleri. Beş kız kardeşi ile birlikte ailesel travmalar yaşayan güzel bir kızın psikonevrozlarla süregelen kısacık hayatı. Kısa ama çok etkileyeci bir öyküydü benim için. Hikayeye kaptırmış ilerlerken birden balyoz gibi kafaya inen hazin sonda Kasabanın En Güzel Kızını anlatıyor. Altın çocuk mezbaha'da, bu ne serkeş yaşam? Bu ne dingil hayat tarzı dediğim bir öykü. Bukowski'nin çaylak yazarlık dönemindeki gerçek hikayesi olmalı. Otel odası ararken genelev odasında kalan, otobüste rastlaştığı kız için köşe yazıları yazan-yazdıran ve kızla buluştuğu anda her şeyi bir saat içinde harcayan pis bir moruk :) Mezbaha'da çalıştığı iki saatlik sürede yaşadığı zorluk ve iğrençlikleri hissettim. Mecburiyetten değil; zevkine, serkeşliğine, pisliğine ve piçliğine yapıyor bunları, biliyorum :) 15 santim öyküsü, olduğu gibi kabul etmediği 1.90 boyunda ve 114 kg ağırlığındaki erkeğini fiziksel olarak değiştirme metaforuyla aslında ruhen de paramparça edip 15 cm'e kadar düşürüp küçülten cadı ruhlu bir kadının hikayesi. İsterse erkeği tamamen yok edebileceğini biliyordum. 15 santim hiç yoktan iyiydi. :) Zamanında bir sürü kadını cadı diye yok yere yaktılar ama gerçek cadılar hala hayatta. Ve ihtiyaçları olan şey sadece kurban... Düzüş Makinesi Japon işi bir hikaye. Erkeğin hayatında aşk duygusu olmayınca geriye bir tek eylem kalıyor; seks. Peki seks makinesi bir dişi robotun hisleri olabilir mi? Buko robota his de koymuş. Hisler gerçeklikle doğru orantılı. Swinger'ı dikiş makinası markası sananlar bilemez. Gerçeğinden ayırt edilemeyen bir kadın seks
Kasabanın En Güzel KızıCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20231,909 okunma