şimdi, ey mü'minler! öyle tövbe etmek gerek ki onda tereddüt ve şüphe olmasın. yine tövbeyi öyle yapmak gerek ki fayda getirsin. çünkü tövbe etmek pişmanlıktır. pişmanlığın esası budur ki yetmiş yılık günah bir özüre değişilir. şimdi, tevekkülle özüre önem verin ki hatalarınız az, yüzünüz ak (taze) olsun.
şimdi, ey mü'minler! her zaman özür dilemek sizden; kabul etmek Tanrı'dandır:
"Allah'a tevekkül eden kimseye, Allah yeter."
(Kur'an LXV/3)
ey mü'minler! kıyamete inanmak, böyle sizinki gibi inanmak değildir. zira siz haram ve helal her ne bulursanız giyinir, donanır; haksız yere nimetler yiyip beslenirsiniz. işte bu inanmak mıdır ki siz inanmış olacaksınız.
şimdi, ey mü'minler! eğer kendinizi bildiyseniz, bu kapı ümit kapısıdır; sizlere rahmet eder. eğer kendinizi bilmedinizse, bu kapı ümitsizlik kapısıdır; sizlere kızgınlık ve öfke verir.